Ticari alacak sigortası, tahsil edilemeyen faturaların risk yönetiminde kullanılan bir araçtır. Devlet tarafından taahhüt edilen reasürans desteği ise sistemin taşıma kapasitesini artırmayı amaçlar. 4092 sayılı Karar çerçevesinde işleyen bu yapıda poliçe sahibi işletmeler bakımından en kritik aşama, alacak tahsil edilemediğinde tazminat başvurusunun nasıl kurulduğudur. Bu rehber o aşamaya odaklanır.
Sistem Kimin İhtiyacına Göre Kurgulanmıştır
Yapı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin açık hesap satıştan doğan riskini paylaşmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle poliçenin kapsamı, işletmenin ciro büyüklüğü, satış yaptığı alıcı profili ve vade yapısıyla doğrudan ilişkilidir. Poliçe alınırken beyan edilen bilgilerin gerçek satış davranışıyla örtüşmesi, tazminat aşamasındaki en belirleyici unsurdur.
Kapsam ve İstisnaları Baştan Okumak
Uygulamada tazminat talepleri çoğunlukla poliçenin kapsamına girmeyen bir satıştan doğar. Bu nedenle satış yapmadan önce şu noktalar kontrol edilmelidir:
- Alıcının poliçe kapsamında bildirilmiş ve limit tahsis edilmiş olup olmadığı
- Vade uzunluğunun poliçede öngörülen sınırı aşıp aşmadığı
- Mal veya hizmet teslimine ilişkin belgelerin kapsam koşullarını karşılayıp karşılamadığı
- Alıcıyla arasında niteliğe ilişkin bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığı
Tazminat Başvurusunda Belge Zinciri
- Fatura, irsaliye ve teslim kaydını tarih sırasıyla bir arada sunun.
- Vade sonrası yapılan tahsilat girişimlerini yazılı olarak belgeleyin.
- Alıcıya gönderilen ihtar ve alıcının verdiği cevapları dosyaya ekleyin.
- Ödemenin yapılmadığını gösteren banka ve muhasebe kayıtlarını sunun.
- Bildirim süresini kaçırmayın; gecikmeli bildirim, esasen haklı bir talebi bile zayıflatır.
Ret Kararına Karşı Yollar
Talebin reddedilmesi hâlinde ilk adım, ret gerekçesinin yazılı ve ayrıntılı biçimde talep edilmesidir. Gerekçe genellikle bildirim gecikmesi, limit aşımı veya alıcıyla nitelik uyuşmazlığı başlıklarından birine dayanır. Bu üç gerekçenin savunması tamamen farklıdır: birincisi tarih, ikincisi hesap, üçüncüsü ise teslim ve ayıp kayıtları üzerinden yürütülür. Gerekçe netleşmeden yazılan itiraz dilekçesi, dosyanın gücünü boşa harcar.
Alacağın Takibiyle İlişki
Sigorta başvurusu, alacağın alıcıya karşı takibini ortadan kaldırmaz. Bu iki sürecin paralel yürütülmesi, hem zamanaşımı risklerini yönetmek hem de tahsil sonrası mahsup ilişkisini düzgün kurmak bakımından önemlidir. Alacağın devri gündeme gelecekse, devrin kapsamı yazılı olarak belirlenmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Alacak sigortası uyuşmazlıkları poliçe metnine ve bildirim tarihlerine göre farklı sonuç doğurduğundan, ret kararı almanız hâlinde itiraz süresi içinde hukuki destek almanız yerinde olur.