Yüksek güvenlikli adli psikiyatri merkezleri, ceza sorumluluğu bulunmayan ya da akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirine hükmedilen kişilerin koruma ve tedavi altına alındığı kurumlardır. Bu merkezlere ilişkin yönetmelik; kurumların işleyişini, yerleştirme ve çıkış usulünü ve kişilerin bu süreçteki durumunu düzenler. Yakınları açısından süreç, ceza yargılamasının bitmesiyle sona ermez; asıl belirsizlik ondan sonra başlar.
Güvenlik Tedbiri ile Ceza Arasındaki Fark
Türk Ceza Kanunu, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan kişiye ceza verilmeyeceğini, bunun yerine güvenlik tedbiri uygulanacağını öngörür. Güvenlik tedbirinin ceza gibi baştan belirlenmiş bir süresi yoktur; süre, kişinin sağlık durumuna ve toplum açısından tehlikelilik değerlendirmesine bağlıdır. Yakınların en çok yanıldığı nokta budur: "Cezası bitti" ifadesi bu tedbir bakımından karşılık bulmaz.
Sağlık Kurulu Raporlarının Belirleyiciliği
Kişinin merkezde kalmaya devam edip etmeyeceği, düzenli aralıklarla düzenlenen sağlık kurulu raporlarına göre değerlendirilir. Rapor sürecinde dikkat edilmesi gerekenler:
- Raporun hangi tarihte ve hangi gözlem süresine dayanılarak düzenlendiği
- Tedaviye uyum ve iyileşme bulgularının rapora yansıtılıp yansıtılmadığı
- Rapor sonuçlarının mahkemeye zamanında iletilip iletilmediği
- Aile ortamında bakım ve takip imkânının dosyaya sunulup sunulmadığı
Mahkeme Aşaması ve Yakınların Rolü
Merkezden çıkış, kural olarak mahkeme kararına bağlıdır. Sağlık kurulu tedbire son verilebileceği yönünde görüş bildirse dahi, kararı veren merci mahkemedir. Yakınlar bu aşamada pasif kalmak yerine, taburculuk sonrası tedavinin sürdürüleceği sağlık kuruluşunu, ilaç takibini üstlenecek kişiyi ve kalınacak yeri gösteren somut bir plan sunabilir. Somut plan, soyut talepten çok daha etkili olur.
Süreçte Yaşanan Tıkanmalar
- Raporun süresinde düzenlenmemesi hâlinde kurumdan ve mahkemeden yazılı olarak durumun sorulması.
- Dosyanın hangi mahkemede ve hangi aşamada olduğunun takip edilmesi; nakil hâlinde dosya ile kişinin bulunduğu yer ayrışabilir.
- Vasi atanması gerekiyorsa sulh hukuk mahkemesinde vesayet sürecinin ayrıca yürütülmesi.
- Kurum uygulamalarına ilişkin şikâyetlerin yazılı ve kayıtlı biçimde iletilmesi.
Yakınlara Tanınan Bilgi Hakkı
Kişinin sağlık durumuna ilişkin bilgiler, mahremiyet ve kişisel verilerin korunması nedeniyle herkese açık değildir. Vasi sıfatı ya da mahkemece tanınan bir yetki bulunmadan yapılan bilgi taleplerinin reddi olağandır. Bu nedenle temsil yetkisinin belgelenmesi, sürecin takibinde ilk adımdır.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Dosyanın aşaması, mevcut raporlar ve mahkeme kararı her olayda farklı sonuç doğurabileceğinden, sürecin bir hukukçu eşliğinde takip edilmesi önemle önerilir.