İçeriğe geç
AC

5624 Sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanunu: Bağışçı Onamı, Yetki ve Sorumluluk Çerçevesi

17 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

5624 sayılı Kan ve Kan Ürünleri Kanunu, kan ve kan bileşenlerinin bağışlanmasından hastaya ulaşmasına kadar uzanan zinciri düzenler. Kanunun asıl amacı, güvenli kan teminini sağlamak ve bu alandaki faaliyetleri yetkilendirilmiş yapılar eliyle yürütmektir. Bu çerçeve, hem hizmet sunan kuruluşlar hem de hasta ve bağışçılar bakımından somut yükümlülükler doğurur.

Kanunun Koruduğu Menfaat

Kan, ticari bir mal olarak değil, karşılıksız bağışa dayalı bir kaynak olarak ele alınır. Bu yaklaşımın uygulamadaki karşılığı, kan ve bileşenlerinin bağışçı ile alıcı arasında serbestçe alınıp satılamaması ve tüm sürecin izlenebilir kayıt düzeni içinde yürütülmesidir. İzlenebilirlik, sonradan doğan bir zararda sorumluluğun tespitinde belirleyici olur.

Bağışçı Onamı ve Sağlık Verisinin Korunması

Bağış öncesinde bağışçının bilgilendirilmesi ve rızasının alınması esastır. Bilgilendirme, yapılacak tetkikleri ve olası sonuçların bağışçıya nasıl bildirileceğini de kapsamalıdır. Bağış sürecinde elde edilen veriler sağlık verisi niteliğindedir ve kişisel verilerin korunması mevzuatı bakımından özel korumaya tabidir. Bu verilerin üçüncü kişilerle paylaşılması, açık bir hukuki dayanak olmadan mümkün değildir.

Yetki, Ruhsat ve İdari Yaptırım

Kan hizmet birimlerinin faaliyeti izne bağlıdır. İzinsiz faaliyet, izin şartlarının ihlali veya kayıt düzenine aykırılık hâllerinde idari yaptırım gündeme gelir. Bir idari para cezası ya da faaliyet durdurma işlemiyle karşılaşan kuruluş açısından şu sıra izlenir:

  • Tutanakta yer alan tespitin fiili durumla karşılaştırılması ve şerh düşülmesi
  • Yaptırım kararının tebliğ tarihinin belgelenmesi
  • Öngörülen başvuru yolunun ve merciin, karar metnindeki bilgilendirme bölümünden doğrulanması

Zarar Hâlinde Sorumluluk Zinciri

Transfüzyona bağlı bir zarar iddiasında sorumluluk tek bir kişide toplanmaz; bağış aşamasındaki tarama, test, saklama, taşıma ve uygulama halkalarının her biri ayrı ayrı incelenir. Bu nedenle dosyada hangi halkada kusur bulunduğunun ortaya konması gerekir. Kamu hastanesi ile özel sağlık kuruluşu arasındaki fark, sorumluluğun hangi yargı kolunda tartışılacağını da değiştirir.

Hasta ve Yakınları İçin Delil Adımları

  1. Tüm tıbbi kayıtların ve transfüzyon formlarının eksiksiz talep edilmesi
  2. Kullanılan ürüne ait torba ve parti bilgilerinin kayıt altına alınması
  3. Şikâyet ve bildirimlerin yazılı olarak yapılıp kayıt numarasının alınması
  4. Zararın ortaya çıktığı tarihin tıbbi belgelerle netleştirilmesi

Buradaki bilgiler yönlendirici bir çerçeve sunar; tıbbi uygulamaya dayalı zarar iddialarında bilirkişi incelemesi belirleyici olduğundan, sürecin başında tıbbi kayıtların eksiksiz toplanması ve hukuki değerlendirmenin buna göre yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla