Uygulama imkânı kalmamış bazı kanunların yürürlükten kaldırılmasına dair 5637 sayılı Kanun, mevzuat yığınını sadeleştirmeyi amaçlayan bir düzenlemedir. Böyle kanunlar, yeni bir kural koymaz; artık işlevini yitirmiş metinleri hukuk düzeninden çıkarır. Buna rağmen uygulamada en çok sorulan soru şudur: geçmişte bu kanunlara dayanılarak kurulmuş ilişkiler ve kazanılmış durumlar ne olacaktır?
Yürürlükten Kaldırma Geçmişi Silmez
Bir kanunun yürürlükten kaldırılması, o kanun yürürlükteyken hukuka uygun biçimde doğmuş hakları ve tamamlanmış işlemleri kural olarak ortadan kaldırmaz. Tamamlanmış bir işlem, yapıldığı tarihte yürürlükte olan kurallara göre değerlendirilir. Bu nedenle eski bir kanuna dayanan tapu kaydı, ruhsat veya tescil, sırf dayanağı olan metin yürürlükten kalktı diye kendiliğinden geçersiz hale gelmez.
Asıl Sorun: Devam Eden ve Yarım Kalan İşlemler
Gerçek zorluk, kanunun yürürlükten kalktığı anda henüz tamamlanmamış süreçlerde ortaya çıkar. Başvurusu yapılmış ama sonuçlanmamış talepler, açılmış ancak karara bağlanmamış dosyalar ve devam eden idari denetimler bu gruba girer. Bu hallerde bakılacak ilk yer, kaldırma kanununun kendi geçiş hükümleridir; geçiş hükmü yoksa, işlemin hangi anda tamamlanmış sayıldığı belirlenerek uygulanacak kural tespit edilir.
Atıf Zinciri Kontrolü
Yürürlükten kaldırılan bir kanunun asıl bıraktığı iz, başka metinlerin ona yaptığı atıflardır. Bir yönetmelik, tebliğ veya sözleşme, artık yürürlükte olmayan bir kanuna gönderme yapıyor olabilir. Kontrol edilmesi gereken başlıklar şunlardır:
- Kurum içi yönergelerde ve tip sözleşmelerde eski kanuna yapılan göndermeler
- Devam eden ihale, protokol ve kredi belgelerindeki dayanak maddeleri
- Dava dilekçesi ve idari başvurularda hukuki sebep olarak gösterilen metinler
- Eski kanuna göre düzenlenmiş vekâletname ve yetki belgelerinin kapsamı
Pratik Kontrol Sırası
- Elinizdeki belgede dayanak olarak gösterilen kanunun güncel durumunu resmi kaynaktan doğrulayın.
- Kaldırılmışsa, işleminizin tamamlanmış mı yoksa devam eden bir süreç mi olduğunu belirleyin.
- Yerine geçen bir düzenleme varsa, aynı konuyu hangi hükmün karşıladığını tespit edin.
- Dilekçe ve sözleşmelerdeki dayanak ifadelerini güncelleyin; yanlış dayanak, esasa girilmeden usulden sorun çıkarabilir.
Bu değerlendirme genel bir çerçeve sunar. Yürürlük tartışmaları, olayın gerçekleştiği tarih ile düzenlemenin yürürlük tarihi arasındaki ilişkiye bağlı olduğundan, somut belgeleriniz üzerinden tarih odaklı bir inceleme yapılması gerekir.