İçeriğe geç
AC

Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük: Vesayet Dosyasında Defter Tutma ve Hesap Verme

16 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 25 Ağustos 2026

Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük, mahkeme ve vesayet daireleri ile kayyım, vasi ve miras memurlarının işlemlerinin nasıl yürütüleceğini gösteren usul metnidir. Kanunun soyut hükümlerinin pratiğe döküldüğü yer burasıdır; bu nedenle vasi ve kayyımların günlük işleyişte en çok başvurduğu düzenlemedir.

Vasinin Göreve Başlarken Yaptığı İlk İşlem: Defter Tutma

Vesayet altındaki kişinin malvarlığının, göreve başlanırken ayrıntılı biçimde tespit edilmesi zorunludur. Bu tespit yalnızca şekli bir işlem değildir; vasinin görev süresi boyunca sorumluluğunun sınırını çizen referans belgedir. Deftere geçirilmeyen bir taşınır ya da alacak, ileride kaybolduğunda ispat sorunu doğrudan vasinin aleyhine işler. Uygulamada eksik kalan tipik kalemler; banka hesap bakiyeleri, kiradaki taşınmazların depozitoları, şirket payları ve devam eden davalardaki alacaklardır.

İzne Tabi İşlemler ve İzinsiz İşlemin Akıbeti

Vesayet altındaki kişi adına yapılacak bazı işlemler vesayet makamının, bazıları ise ayrıca denetim makamının iznini gerektirir. İzne tabi olduğu hâlde izin alınmadan yapılan işlemler bakımından karşı tarafın iyiniyeti tartışması gündeme gelir ve işlem askıda kalabilir. Bu yüzden taşınmaz satışı, ipotek tesisi, önemli değerdeki taşınırların elden çıkarılması, ödünç alma ve dava sulhü gibi işlemlerde önce izin, sonra işlem sırası bozulmamalıdır.

Hesap Verme Yükümlülüğü

  • Belirli dönemlerde vesayet makamına hesap ve rapor sunulması
  • Her harcamanın fatura, dekont veya makbuzla desteklenmesi
  • Vesayet altındaki kişinin geliri ile vasinin kendi malvarlığının kesinlikle ayrı tutulması
  • Görev sona erdiğinde son hesabın verilmesi ve malvarlığının teslimi

Hesapların kabul edilmemesi hâlinde vasinin sorumluluğu gündeme gelir; ayrıca kötüye kullanma iddiası ceza boyutuna taşınabilir.

Vesayet Makamı Kararlarına İtiraz

  1. Vasi tayini, azli veya izin taleplerinin reddine ilişkin kararların ilgiliye tebliğ tarihinin belirlenmesi.
  2. Kanun yoluna başvurunun, çekişmesiz yargı işlerine ilişkin usul kuralları çerçevesinde süresinde yapılması.
  3. Vesayet altındaki kişinin menfaati ile vasinin menfaati çatıştığında kayyım atanması talebinde bulunulması.

Miras İşlemleriyle Kesişme Noktası

Vesayet altındaki kişi mirasçı olduğunda süreç iki katmanlı hâle gelir: mirasın reddi, tereke tespiti veya paylaşım işlemleri hem miras hukuku hem vesayet hukuku kurallarına tabidir. Özellikle mirasın reddi bakımından sürenin kısa olması ve reddin vesayet makamının onayına bağlı olabilmesi, gecikmeye tahammülü olmayan bir alandır. Terekede borç şüphesi varsa, defter tutma talebiyle sürenin yönetilmesi düşünülmelidir.

Bu metin vesayet uygulamasının genel işleyişine ilişkindir. Vesayet ve miras dosyalarında süreler kısa ve sonuçlar geri dönülmez olabildiğinden, atacağınız her adım öncesinde dosyanızın hukuki değerlendirmeye tabi tutulması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla