İçeriğe geç
AC

Kara ve Deniz Kaynaklı Yangınlara Karşı Önleme, Söndürme ve Kurtarma Tedbirleri Yönetmeliği: Liman ve Kıyı Tesislerinde Sorumluluk

17 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 25 Ağustos 2026

Karada başlayıp kıyıya ulaşabilecek ya da deniz ve limanda çıkıp karaya sıçrayabilecek yangınlara ilişkin düzenleme, kara ve deniz sorumluluk alanlarının kesiştiği nadir başlıklardan biridir. Bu kesişme, olay sonrasında en çok tartışılan konuyu doğurur: müdahale yükümlülüğü kimdeydi?

Yetki Alanlarının Kesişmesi

Liman sahası, kıyı tesisi ve belediye itfaiye sorumluluk alanı çoğu zaman fiziksel olarak iç içe geçer. Bir yangının hangi noktada başladığı, müdahaleyi kimin koordine edeceğini belirler. Bu nedenle olay yeri krokisi ve başlangıç noktasının tespiti, sonraki sorumluluk analizinin temelidir.

Tesis İşleticisinin Önleyici Yükümlülükleri

  • Yanıcı-parlayıcı madde depolanan alanlarda ayrım ve mesafe kurallarına uyulması.
  • Söndürme sistemlerinin periyodik bakım kayıtlarının eksiksiz tutulması.
  • Gemiden karaya veya karadan gemiye aktarma işlemlerinde bildirim ve gözetim usullerine uyulması.
  • Personelin yangın müdahale eğitiminin belgelendirilmesi.

Gemi Kaynaklı Yangınlarda Özel Durum

Yangının bir gemide başlaması hâlinde, deniz hukukuna özgü kurallar devreye girer; donatanın sorumluluğu, sigorta ilişkisi ve kurtarma faaliyetine ilişkin talepler ayrı bir hukuki çerçevede değerlendirilir. Kıyı tesisine sıçrayan zarar bakımından ise iki farklı sorumluluk rejiminin birlikte tartışılması gerekir. Bu tür dosyalarda seyir jurnali ve kaptan raporu kritik belgelerdir.

Zarar Görenin İzleyeceği Yol

Komşu tesis ya da üçüncü kişi olarak zarara uğrayan taraf için ilk adım, zararın kapsamlı biçimde tespitidir. Enkaz kaldırılmadan yapılacak delil tespiti talebi, sonradan telafisi mümkün olmayan kayıpları önler. Ardından, kusurun kimde olduğu bilirkişi incelemesiyle belirlenir; müteselsil sorumluluk ihtimali nedeniyle davanın tüm olası sorumlulara yöneltilmesi değerlendirilmelidir.

Kamu Kurumunun Müdahalesinden Doğan Zararlar

Müdahale sırasında kamu görevlilerinin verdiği zararlar bakımından idareye karşı tam yargı davası gündeme gelebilir. Ancak burada, müdahalenin zorunluluk hâlinde ve orantılı yapılıp yapılmadığı ayrıca değerlendirilir; her müdahale zararı tazmin yükümlülüğü doğurmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Kara ve deniz sorumluluğunun kesiştiği dosyalarda uygulanacak hükümler farklılaştığından, olay sonrası ilk günlerde hukuki destek alınması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla