7798 sayılı karar ile sınır ve koordinatları gösterilen alan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk-Alman Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Ataşehir ek alanı olarak tespit edilmiştir. Ek alan tespiti, mevcut bölgenin fiziksel kapasitesini genişletmeye yönelik bir işlemdir ve bölgeye yerleşmeyi planlayan girişimciler kadar, ek alan içinde taşınmazı bulunanları da ilgilendirir.
Ek Alan Nedir, Yeni Bölgeden Farkı Nerede
Ek alan, ayrı bir bölge kurulması değil, mevcut bölgenin sınırlarına yeni bir parça eklenmesidir. Bu ayrım pratikte önemlidir: yönetici şirket, işleyiş kuralları ve bölgeye ilişkin kurumsal yapı büyük ölçüde aynı kalır. Girişimci firma açısından ise ek alanda yer almak, bölgede yer almanın sonuçlarına tabi olmak anlamına gelir. Bu nedenle firmaların yerleşim kararını verirken, yönetici şirketle imzalanacak sözleşmenin ek alandaki uygulamayı nasıl düzenlediğini incelemesi gerekir.
Yerleşim Sürecinde Dikkat Edilecekler
- Faaliyetin bölge kapsamındaki projelerle ilişkisinin belgelenmesi ve proje dosyalarının düzenli tutulması.
- Kira veya tahsis sözleşmesinde alan, süre, fesih ve devir koşullarının açıkça yazılması.
- Personelin fiilen nerede çalıştığına ilişkin kayıtların tutarlı biçimde tutulması.
- Proje bitiminde ya da faaliyet değişikliğinde bildirim yükümlülüklerinin takip edilmesi.
Ek Alan İçinde Taşınmazı Olanlar İçin
Ek alan olarak tespit edilen bölgede taşınmazı bulunanlar bakımından ilk mesele, parselin ilan edilen koordinatlar içinde kalıp kalmadığıdır. Kalıyorsa, taşınmazın planlama fonksiyonu ile bölge statüsü arasındaki ilişki netleştirilmelidir. Bu tür alanlarda ilerleyen aşamalarda altyapı ve yapılaşma çalışmaları gündeme geldiğinden, mevcut kullanımın ve üzerindeki yapıların belgelenmesi ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda önem taşır.
Uyuşmazlık Doğarsa İzlenecek Sıra
Bölge sınırının belirlenmesine ilişkin karar ile firmanın yönetici şirketle olan ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar farklı hukuki niteliktedir. Birincisi idari nitelikli bir düzenlemeye, ikincisi ise sözleşmesel bir ilişkiye dayanır. Bu ayrım yapılmadan başlatılan başvurular, çoğu zaman görev veya yetki yönünden sonuçsuz kalır ve bu arada süreler tükenir. Başvuru öncesinde uyuşmazlığın kaynağının doğru tespit edilmesi, en az başvurunun içeriği kadar belirleyicidir.
Buradaki açıklamalar genel bilgi vermek üzere hazırlanmıştır; ek alandaki yerleşim, sözleşme ve taşınmaz durumuna ilişkin somut soruların dosya bazında değerlendirilmesi gerekir.