Kota ve tarife kontenjanı uygulamaları, belirli bir eşyanın ithalatını miktar ya da gümrük vergisi indirimi bakımından sınırlı bir hacimle sınırlandırır. 2004/2 sayılı Tebliğ, bu sınırlı hacmin ithalatçılar arasında hangi usulle dağıtılacağını düzenler. Uygulamanın özü tek cümleyle anlatılabilir: hak, kapasiteye değil usulüne uygun ve süresinde yapılan başvuruya bağlıdır.
Kota ile tarife kontenjanı aynı şey değil
Kota, ithal edilebilecek miktarın tavanını belirler; tavan dolduğunda ithalat yapılamaz. Tarife kontenjanı ise ithalatı yasaklamaz, belirlenen miktar için indirimli vergi oranı uygular; kontenjan dışında kalan ithalat normal oranla yapılabilir. Bu ayrım maliyet hesabını doğrudan etkilediğinden, sözleşme fiyatı kurulurken göz önünde bulundurulmalıdır.
Dağıtım yöntemleri
- Geçmiş performans: önceki dönem ithalat verilerine göre pay verilmesi
- Talep toplama ve oransal dağıtım: toplam talep kontenjanı aşarsa payların orantılı indirilmesi
- Başvuru sırası: kontenjan dolana kadar sırayla tahsis
- Tüketim/üretim kapasitesine göre: sanayicinin fiilî ihtiyacına bağlı tahsis
Yöntem tebliğde belirlendiğinden, hangi belgelerin belirleyici olacağı da baştan bellidir; hazırlığın buna göre yapılması gerekir.
Başvuruda hak kaybına yol açan tipik hatalar
- Başvuru döneminin son gününe bırakılması ve elektronik sistemde yaşanan aksaklık
- Kapasite raporunun güncel olmaması veya talep edilen miktarla örtüşmemesi
- Eksik evrak nedeniyle başvurunun hiç değerlendirmeye alınmaması
- İthal lisansı/belge süresi dolduktan sonra gelen sevkiyat
- Belgede yazılı miktarın aşılması ve fazla kısmın normal vergiye tabi tutulması
Tahsis kararına itiraz
Talebin reddi ya da beklenenden düşük tahsis yapılması idari işlemdir. Öncelikle idareye yazılı başvuru ile hatanın düzeltilmesi istenebilir; sonuç alınamazsa 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca iptal davası gündeme gelir. Kontenjan dönemleri kısa olduğundan davanın sonucu çoğu kez dönem kapandıktan sonra çıkar; bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi ve uğranılan zararın ayrıca tazmini seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.
Belge devri ve kullanım
Tahsis edilen hakkın devredilip devredilemeyeceği ilgili tebliğ hükümlerine bağlıdır. Devrin mümkün olmadığı hâllerde yapılan ticari anlaşmalar, gümrükte belgenin kabul edilmemesi sonucunu doğurur ve taraflar arasında ayrı bir alacak uyuşmazlığına dönüşür.
Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir; başvuru döneminde yürürlükte olan tebliğ metni esas alınmalı ve önemli hacimli işlemlerde önceden hukuki görüş alınmalıdır.