9488 sayılı karar ile onaylanan Ulusal İstihdam Stratejisi (2025-2028), doğrudan bireysel hak ve yükümlülük doğuran bir kanun metni değil, kamu politikasının yönünü gösteren bir çerçeve belgedir. Buna rağmen uygulamada önemsenmesi gerekir; çünkü sonraki yıllarda çıkarılacak yönetmelik, teşvik programı ve idari uygulamaların dayanak fikrini bu belge oluşturur.
Strateji belgesi ile mevzuat arasındaki fark
Bir strateji belgesi hedef, gösterge ve eylem planı içerir; işverene doğrudan bir borç yüklemez, çalışana doğrudan bir alacak hakkı vermez. Somut yükümlülük ancak bu hedefler mevzuata dönüştüğünde doğar. Bu ayrımın gözden kaçırılması, henüz yürürlüğe girmemiş bir uygulamanın bugünden zorunluymuş gibi anlaşılmasına yol açar.
İşveren tarafında beklenen etkiler
- Kayıtlı istihdamı artırmaya yönelik denetim yoğunluğunun değişmesi
- Belirli grupların istihdamına ilişkin teşvik ve destek programlarının şekillenmesi
- Mesleki eğitim ve beceri belgelendirmesinin işe alım süreçlerinde ağırlık kazanması
- Esnek çalışma biçimlerine ilişkin düzenleme tartışmalarının gündemde kalması
Çalışan açısından ne anlama geliyor?
Strateji metnine dayanarak doğrudan bir talepte bulunulamaz. Ancak belgede öngörülen başlıklar, ilerleyen dönemde çıkacak destek programlarının kimleri kapsayacağı konusunda öngörü sağlar. Bir hak talebi söz konusu olduğunda dayanak olarak İş Kanunu ve ilgili sosyal güvenlik mevzuatı gösterilmelidir; politika belgesi ancak yorum aracı olarak anlam taşır.
Kurumsal tarafta yapılabilecek hazırlık
- Mevcut personel yapınızı, strateji başlıklarıyla ilgili kategoriler bakımından gözden geçirin.
- Teşviklerden yararlanma koşullarının değişme ihtimaline karşı özlük dosyalarını güncel tutun.
- Eğitim ve belgelendirme kayıtlarını, sonradan ibraz edilebilecek biçimde arşivleyin.
- Strateji kaynaklı yeni bir yönetmelik yayımlandığında, yükümlülüğün başlangıç tarihini ayrıca doğrulayın.
Belgeyi okurken dikkat edilecek nokta
Strateji metinlerinde yer alan hedefler çoğunlukla nitel ifadelerle yazılır. Bir hedefin gerçekleşme takvimi ile o hedefe ilişkin hukuki düzenlemenin yürürlük tarihi birbirinden farklıdır. Bu iki tarihin karıştırılması, işletmelerin gereksiz yere erken maliyete girmesine veya tersine, yürürlüğe giren bir yükümlülüğü kaçırmasına neden olabilir.
Bu değerlendirme genel bilgi amaçlıdır. Politika belgelerinden doğan beklentiler ile yürürlükteki mevzuat arasındaki farkın somut olayda ayırt edilmesi gerektiğinden, planlama yapmadan önce güncel mevzuat ve hukuki görüş birlikte değerlendirilmelidir.