Soruşturmanın iddianameyle sonuçlanıp mahkemece kabul edilmesiyle dava kovuşturma aşamasına geçer. Bu evrede sanığın savunması, artık soyut iddialar üzerinden değil; dosyaya giren deliller ve CMK'nın tanıdığı usul haklarının etkin kullanımı üzerinden kurulur.
İddianamenin Sınırı
Mahkeme, kural olarak iddianamede anlatılan fiil ve failden ibaret bir çerçevede yargılama yapar. Bu nedenle savunmanın ilk işi, iddianamedeki fiil anlatımını, isnat edilen suçun unsurlarıyla karşılaştırmaktır. Unsurları karşılamayan bir isnat, esasa girmeden tartışmaya açılabilir.
Delillerin Değerlendirilmesi
Kovuşturmada delil, hukuka uygun elde edilmişse ve dosyaya usulünce girmişse hükme esas alınabilir. Savunma açısından kritik başlıklar şunlardır:
- Hukuka aykırı elde edilen delilin dışlanması talebi
- Tanık beyanları arasındaki çelişkilerin duruşmada ortaya konması
- Lehe delillerin toplanması için usulüne uygun taleplerin tutanağa geçirilmesi
Süreler ve Usul Hakları
Tutukluluğun gözden geçirilmesi, itiraz ve istinaf gibi haklar belirli sürelere bağlıdır. Özellikle kararın tefhim ya da tebliğinden sonra işleyen kanun yolu süreleri kaçırılmamalıdır; aksi halde hüküm kesinleşir. Bu yüzden her ara kararın tarihi takip edilmelidir.
Lehe Hükümler ve İnfaz Boyutu
Ceza sonucu doğduğunda 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz rejimi de savunmanın parçasıdır. Etkin pişmanlık, haksız tahrik veya takdiri indirim sebepleri gibi lehe hükümlerin somut olayla bağı kurulmalı; ceza miktarı kadar infaz koşulları da baştan gözetilmelidir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. İsnat edilen suç, delil durumu ve yargılamanın aşaması stratejiyi doğrudan etkilediğinden, kovuşturma aşamasında mutlaka bir ceza avukatıyla çalışmanız önerilir.