Ödeme emri elinize geçtiğinde işleyen süre, çoğu zaman borcun esasını tartışma imkânından daha belirleyicidir. İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürüyen bu uyuşmazlıklarda dosyaların kayda değer bölümü, itirazın haksız bulunması nedeniyle değil, süresinde yapılmaması ya da tebligata ilişkin belgenin dosyaya konulmaması nedeniyle sonuçlanır. Aşağıdaki liste, tebligat halkasını sağlama alarak esasa girebilmeyi hedefler.
İlk saatte yapılacak tek şey: tarihi sabitlemek
Tebliğ tarihi, tüm sürecin başlangıç noktasıdır. Zarfın kendisi, tebliğ alındısı, kapıya yapıştırma varsa buna ilişkin şerh ve muhtara bırakılma kaydı taranarak saklanmalıdır. Tebligatın yapıldığı adresin güncel adres olup olmadığı, adres kayıt sistemindeki bilgiyle karşılaştırılmalıdır. Bu karşılaştırma yapılmadan yazılan itiraz dilekçesi, usulsüz tebligat iddiasını dayanaksız bırakır.
Ödeme emrine itirazın dayanakları
- Böyle bir borcun bulunmadığı iddiası.
- Borcun kısmen veya tamamen ödendiği iddiası.
- Borcun zamanaşımına uğradığı iddiası.
Bu üç eksenden hangisine dayanılacağı, sunulacak belgeyi de belirler: ödeme iddiasında makbuz ve banka dekontu, borcun bulunmadığı iddiasında tarhiyata ilişkin işlem geçmişi, zamanaşımı iddiasında ise takibin hangi tarihlerde kesildiğine ilişkin kayıtlar gerekir. Dilekçede birden fazla eksen ileri sürülecekse her biri ayrı başlık altında ve kendi belgesiyle yazılmalıdır.
Tebligat usulsüzse ne istenir
Usulsüz tebligat iddiası, sürenin işlemeye başlamadığı sonucunu doğurmayı hedefler. Bu iddia ileri sürülürken işlemi gerçekten öğrenildiği tarihin de bildirilmesi gerekir; öğrenme tarihi belirtilmeden yapılan başvuru eksik kalır. Adres değişikliğinin ilgili idareye bildirildiğine dair kayıt varsa, bu kayıt iddianın en güçlü dayanağıdır.
Yürütmenin durdurulması talebinin ayrı gerekçesi
Takip işlemleri, dava açılmasıyla kendiliğinden durmayabilir. Bu nedenle haciz ve satış riski varsa yürütmenin durdurulması ayrıca ve gerekçelendirilerek istenmelidir. Burada telafisi güç zarar, faaliyetin durması, banka hesaplarına konulan bloke veya ticari itibar kaybı gibi somut ve belgelenebilir olgularla açıklanmalıdır.
Dilekçeyi göndermeden önceki son kontrol
- Ödeme emrinin tamamı okunabilir biçimde eklendi mi?
- Borcun türü, dönemi ve tutarına ilişkin ayrıştırma yapıldı mı?
- İtiraz tüm kalemleri mi yoksa bir kısmını mı kapsıyor, açıkça yazıldı mı?
- Tebliğ tarihine ilişkin belge dilekçeye eklendi mi?
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme içindir. Borcun kaynağı ve idarenin işlem geçmişi başvuru yolunu değiştirebileceğinden, ödeme emri tebliğ edildiğinde beklemeden hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.