İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Zarar ve Nedensellik İspatı: 60 Günlük Süre Yönetimi

16 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 140 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Tam yargı davası, idari işlem ya da eylem nedeniyle uğranılan zararın giderilmesini amaçlar. İptal davasından farklı olarak burada tartışma yalnızca hukuka aykırılıkla sınırlı değildir; zararın miktarı ve idarenin davranışıyla arasındaki nedensellik bağı da ayrıca ispatlanmalıdır. Dosyaların çoğu hukuka aykırılık kabul edildiği hâlde bu ikinci halkanın zayıflığı nedeniyle beklenen sonucu vermez.

Zararın Kalem Kalem Gösterilmesi

Talep, toplu bir rakam olarak değil; maddi ve manevi ayrımıyla, maddi kısmı da kendi içinde kalemlere bölünerek ileri sürülmelidir. Fiilî zarar, yoksun kalınan kazanç ve tedavi ya da onarım gideri gibi başlıklar ayrı ayrı belgelenir. Hesabın dayanağını gösteren fatura, bordro, keşif raporu ve ekspertiz belgeleri dilekçeyle birlikte sunulduğunda, bilirkişi incelemesi de daha isabetli bir zemine oturur.

Nedensellik Bağını Kurmak

İdarenin eylemiyle zarar arasındaki bağ, olayın zaman çizelgesiyle görünür hâle gelir. Hangi tarihte hangi işlem yapıldı, zarar hangi anda doğdu, araya başka bir sebep girdi mi soruları yanıtlanmalıdır. Üçüncü kişinin kusuru ya da zarar görenin kendi davranışı tazminat miktarını etkileyebileceğinden, bu ihtimaller karşı taraf ileri sürmeden önce dosyada karşılanmalıdır. Hizmet kusuru ile kusursuz sorumluluk hâlleri farklı ispat gerektirdiğinden, iddianın hangisine dayandığı baştan belirlenmelidir.

Süre Hesabında İki Farklı Başlangıç

İYUK kapsamında dava açma süresi genel olarak altmış gündür; ancak tam yargı davalarında başlangıç noktası her zaman bir işlemin tebliği değildir. İdari eylemlerden doğan zararlarda, zararın öğrenilmesinden itibaren belirli bir süre içinde önce idareye başvurulması ve talebin kısmen ya da tamamen reddi üzerine dava açılması gerekir. Bu ön başvuru aşaması atlandığında dosya esasa girilmeden reddedilir. Bir işlemin iptali için açılan davada tazminat talebi de ileri sürülebileceğinden, hangi yolun tercih edildiği en baştan netleştirilmelidir.

Vergi ve Kamu Alacağı Boyutu

Uyuşmazlık bir vergilendirme işleminden kaynaklanıyorsa, VUK kapsamındaki idari çözüm yolları ile dava yolu arasındaki tercih ayrıca değerlendirilir. Bu süreçte 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürüyen takip işlemleri durmayabileceğinden, teminat ve tehir talepleri zamanında yapılmalıdır.

Sulh Yoluna Bakmak

İdarenin, uyuşmazlığı sulhen çözme imkânı mevzuatta öngörülmüştür. Zarar tutarı belgeye dayalı ve tartışmasızsa, dava açmadan önce yazılı bir başvuruyla bu yolun denenmesi süre kazandırabilir. Ancak bu başvuru sırasında dava açma süresinin işlemeye devam edip etmediği mutlaka takip edilmelidir.

Yukarıdakiler genel bilgi niteliğindedir. Zararın türü ve idarenin faaliyet alanı hem süreyi hem de ispat yükünü değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde idari yargı alanında çalışan bir hukukçudan görüş alınması yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla