Tam yargı davası, idarenin işlem ya da eyleminden doğan zararın giderilmesini amaçlar. İptal davasından ayrıldığı nokta şudur: yalnızca hukuka aykırılığı göstermek yetmez, zararın varlığı, miktarı ve idarenin davranışıyla arasındaki nedensellik bağı da ortaya konmalıdır. Bu üç başlığın her biri ayrı delille beslenmediğinde dosya, esasa girilmeden ya da kısmen kabulle sonuçlanır.
Zarar Kalemlerini Ayrıştırmadan Belge Toplanmaz
Delil toplamaya başlamadan önce talep, kalem kalem yazılmalıdır: fiilen uğranılan azalma, elde edilemeyen kazanç ve manevi zarar birbirinden farklı ispat araçlarıyla kanıtlanır. Fiili zarar için fatura, ekspertiz ve onarım kaydı; kazanç kaybı için işletme defterleri, beyannameler ve dönemsel karşılaştırma tabloları; manevi zarar için ise olayın kişilik hakları üzerindeki etkisini gösteren sağlık ve tanık delilleri ön plana çıkar. Kalem ayrımı yapılmadan yazılan tek kalemlik bir talep, bilirkişi incelemesinde çoğunlukla belirsiz kalır.
Yargı Kolu Seçimi: Telafisi En Zor Hata
Zararın kaynağı bir kamu hizmetinin kuruluşundaki veya işleyişindeki aksaklık ise uyuşmazlık idari yargıya aittir. Buna karşılık kamu görevlisinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusuru, idarenin özel hukuk kişisi gibi taraf olduğu ilişkiler ya da imzalanmış bir sözleşmenin uygulanmasından doğan alacaklar adli yargıyı ilgilendirebilir. Vergi uyuşmazlıklarında ise tarh ve tahakkuk aşaması ile 6183 sayılı Kanun kapsamındaki tahsil aşaması farklı dava türlerini gerektirir. Yanlış yargı kolunda geçen aylar, görevsizlik kararı kesinleştikten sonra dosyayı çoğu zaman süre yönünden savunmasız bırakır.
İYUK Süre Mimarisini Takvime Dökmek
İdari işlemlere karşı dava süresi vergi mahkemelerinde kural olarak otuz, idare mahkemelerinde altmış gündür. İdari eylemlerden doğan zararlarda ise doğrudan dava açılmaz; önce idareye başvurulması gerekir ve bu başvuru için eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıllık dış sınır işler. Başvuruya verilen ret cevabı ya da cevapsız kalan süre, dava süresini yeniden başlatır. Bu iki katmanlı yapı tek bir takvimde gösterilmediğinde, süresinde yapılan başvuru bile süresi geçmiş dava hâline gelir.
Dosyanın Delil Omurgası
- Olay tarihi, öğrenme tarihi ve tebliğ tarihi ayrı ayrı belgelenir.
- İdareden bilgi edinme ve dosya örneği talebiyle kurum kayıtları istenir.
- Zararın oluştuğu ana ilişkin fotoğraf, tutanak ve resmî raporlar toplanır.
- Hesaplamaya esas mali kayıtlar dönemsel olarak tablolaştırılır.
- Tanık beyanları, yazılı delillerin boşluk bıraktığı noktalarda hedeflenerek kullanılır.
Bilirkişi Raporuna İtirazın Doğru Zamanı
Tam yargı dosyalarının sonucu çoğunlukla bilirkişi raporunda belirginleşir. Rapora karşı beyan süresi kısadır ve bu aşamada yapılacak itirazın soyut değil, hesaplama yöntemine, kabul edilen birim değerlere ve dikkate alınmayan belgelere işaret eden teknik bir metin olması gerekir. Ek rapor veya yeni heyet talebi, hangi sorunun cevapsız kaldığı gösterilerek istenmelidir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her dosyanın kendi belgeleri, tebliğ tarihleri ve idari süreç geçmişi sonucu değiştirebilir. Zarar ve süre hesabı yapılmadan önce dosyanın bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.