İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Ön Başvuru Zorunluluğu ve Süre Yönetimi

15 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İdarenin bir işlemi ya da eylemi yüzünden maddi veya manevi zarara uğrayan kişinin talebi, iptal davasından farklı olarak parasal bir sonuç doğurur. Bu nedenle tam yargı dosyalarında asıl tartışma çoğu zaman zararın miktarı değil, başvurunun doğru sırayla ve süresinde yapılıp yapılmadığıdır.

Önce Ayrım: İdari İşlem mi, İdari Eylem mi?

Zararın kaynağı yazılı bir işlemse süre, işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve doğrudan dava yolu açıktır. Zarar bir idari eylemden doğuyorsa, yani hizmet hiç, geç veya kötü işletilmişse, İYUK dava açılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasını arar. Bu ayrım kurulmadan açılan dosyada mahkeme esasa girmeden usulden ret verir; çoğu olayda yeniden başvuru için gereken süre de o sırada tükenmiş olur.

Ön Başvuru Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

  • Eylemin gerçekleştiği tarih ile öğrenme tarihi, ayrı ayrı ve belgeye dayalı biçimde
  • Zarar kalemlerinin ayrıştırılması: maddi zarar, manevi zarar, yoksun kalınan kazanç
  • Hangi hizmet kusuruna veya kusursuz sorumluluk hâline dayanıldığının açıkça yazılması
  • Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair ifade
  • Başvurunun kayda girdiğini gösteren evrak numarası ya da tebliğ delili

İYUK, idari eylemler bakımından öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıllık bir dış sınır öngörür. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; sonradan yapılan yazışmalar kural olarak yeni bir süre başlatmaz.

İdarenin Sessiz Kalması ve Zımni Ret

Başvuruya kanuni süre içinde cevap verilmemesi, talebin reddedilmiş sayılması sonucunu doğurur ve dava süresi bu andan itibaren hesaplanır. Uygulamadaki kritik hata, idarenin sonradan gönderdiği dosyanız değerlendirilmektedir içerikli yazıyı yeni bir işlem sanıp dava süresini o tarihten başlatmaktır. Bu nitelikteki yazılar çoğunlukla bilgi verici olup süreyi ihya etmez. Bu yüzden cevap beklenen günler de takvimde işaretlenmelidir.

Miktar, Islah ve Hesap Raporu

Talep edilen tutar, bilirkişi incelemesinden sonra usulüne uygun biçimde artırılabilir; ancak bu artırımın dosyadaki hesap raporuna dayanması gerekir. Zarar baştan tek bir toplam olarak yazıldığında hangi kalemin ne ölçüde kabul edildiği anlaşılamaz ve istinaf aşamasında itiraz gerekçesi zayıflar. Kamu alacağı boyutu bulunan dosyalarda, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerinin ayrı bir uyuşmazlık oluşturduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

Karar Sonrası Yol Haritası

Ret kararı geldiğinde ilk iş, gerekçenin usule mi esasa mı dayandığını ayırmaktır. Usulden ret hâlinde eksikliğin giderilerek yeniden dava açılıp açılamayacağı sürenin durumuna bağlıdır. Esastan ret hâlinde ise istinaf dilekçesi ilk dilekçenin tekrarı değil, kararın eksik değerlendirdiği noktayı hedefleyen ayrı bir metin olmalıdır.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; her dosyanın tarihleri, tebligat evrakı ve zarar yapısı farklıdır. Süre hesabındaki bir hatanın telafisi çoğu zaman mümkün olmadığından, elinizdeki belgelerle birlikte bir avukata danışmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla