İdarenin bir işlemi ya da eylemi nedeniyle zarara uğrayan kişi, İYUK çerçevesinde tam yargı davasıyla bu zararın giderilmesini isteyebilir. Bu dava türü, iptal davasından farklı olarak doğrudan tazminat amacı taşır. Rehber, tam yargı davasının işleyişini pratik biçimde ele alır.
Tam Yargı ve İptal Davası Ayrımı
İptal davası bir işlemin hukuka aykırılığını ve kaldırılmasını hedeflerken, tam yargı davası uğranılan maddi ve manevi zararın karşılanmasını amaçlar. Bazı durumlarda bu iki dava birlikte ya da art arda açılabilir. Doğru yolu seçmek, talebin niteliğini baştan doğru belirlemekle mümkündür.
Sürenin Başlangıcını Doğru Saptamak
Tam yargı davalarında en sık yapılan hata, sürenin ne zaman işlemeye başladığının yanlış hesaplanmasıdır. İşlemden doğan zararlarda tebligat ya da öğrenme tarihi; idari eylemlerde ise zararın öğrenildiği an belirleyici olabilir. Bu nedenle şu noktalar netleştirilmelidir:
- Zararın hangi işlem ya da eylemden doğduğu
- Zararın öğrenildiği kesin tarih
- Dava öncesi idareye başvuru gerekip gerekmediği
İdareye Ön Başvuru Basamağı
Eylemden doğan zararlarda, dava açmadan önce idareye başvurarak zararın giderilmesini istemek çoğu kez gerekli bir aşamadır. İdarenin cevabı ya da sessiz kalması, dava süresinin işleyişini etkiler. Bu adımın atlanması, davanın esasa girilmeden reddine yol açabilir.
Zararın ve Nedensellik Bağının İspatı
Tazminat talebinin kabulü için, zararın miktarı kadar idarenin davranışıyla zarar arasındaki bağ da gösterilmelidir. Hizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesi gibi durumlar, belgelerle ve gerektiğinde bilirkişi değerlendirmesiyle ortaya konur.
İdari yargıda süreler ve usul kuralları katıdır. Somut olayınızda başvuru zamanını ve yolunu doğru belirlemek için bir uzmandan destek almanız yerinde olur.