İdarenin işlem veya eyleminden zarar gören kişi, bu zararın giderilmesi için tam yargı davası açar. Bu rehber, tam yargı davasının kurulmasını ve duruşma sürecini İYUK çerçevesinde ele alır.
İptal Davasından Farkı
İptal davası bir işlemin hukuka aykırılığını hedeflerken, tam yargı davası doğrudan doğan zararın tazminini ister. Bir işlemden hem hukuka aykırılık hem zarar doğmuşsa, iki dava birlikte veya iptal sonrası tam yargı olarak kurulabilir. Doğru kurgu, sürelerin ve talebin kaybını önler.
Zararın ve Nedenselliğin Ortaya Konması
- Zararı doğuran idari işlem veya eylemin belgelenmesi
- Uğranılan maddi zararın kalem kalem gösterilmesi
- İdarenin faaliyeti ile zarar arasındaki nedensellik bağı
- Varsa manevi zararın dayanaklarının açıklanması
İdarenin sorumluluğu kusura ya da kimi hallerde kusursuz sorumluluk esasına dayanabilir; davanın bu temel üzerine oturtulması gerekir.
Süre ve Ön Başvuru
Tam yargı davalarında, zararın öğrenilmesinden itibaren yapılacak idareye başvuru ve dava açma süreleri belirleyicidir. Sürelerin farklı işlediği bu alanda takvim titizlikle kurulmalı, gerekli hallerde önce idareye başvuru adımı atlanmamalıdır.
Duruşma ve Yürütmenin Durdurulması
İdari yargıda yazılı yargılama esas olsa da taraf duruşma talep edebilir; talep somut ve gerekçeli olmalıdır. Zararın büyümesini önlemek için koşulları varsa yürütmenin durdurulması istenebilir. Vergiden doğan uyuşmazlıklarda ayrıca VUK ve tahsilat yönünden 6183 sayılı Kanun hükümleri devreye girer.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. İşlemin türü, zararın niteliği ve sürelerin durumu sonucu değiştireceğinden somut dosyanız için hukuki destek almanız gerekir.