Tam yargı davası, idari bir işlem ya da eylem nedeniyle uğranılan zararın giderilmesini amaçlar. İptal davasından farkı açıktır: burada yalnızca hukuka aykırılık değil, zararın miktarı ve nedensellik bağı da ispat edilmelidir. İYUK çerçevesinde işleyen kısa süreler, bu ispat malzemesinin toplanmasıyla aynı takvime sıkıştığı için, hazırlık dava açılmadan önce başlamalıdır.
Zararın Üç Katmanı
Tam yargı taleplerinde zarar genellikle üç başlıkta toplanır: fiilen yapılan harcamalar, elde edilemeyen kazanç ve manevi zarar. Her biri farklı belgeyle desteklenir. Harcamalar için fatura ve ödeme kaydı, kazanç kaybı için bordro, gelir beyanı ya da ticari defter kayıtları, manevi zarar için ise olayın etkisini gösteren sağlık kayıtları ve tanık beyanları öne çıkar. Bu ayrım yapılmadan yazılan dilekçede talep tek bir toplam rakama indirgenir ve hesaplama denetlenemez hale gelir.
Nedensellik Bağını Kuran Kayıtlar
- İdari işlemin ya da eylemin tarihini gösteren belge, tutanak veya tebligat
- Zararın doğduğu anı gösteren ilk kayıt: hastane kaydı, tutanak, ekspertiz raporu
- İdareye daha önce yapılmış bildirim ve uyarıların örnekleri
- Aynı olaya ilişkin varsa ceza soruşturması ya da idari inceleme dosyası bilgisi
- Zararın devam ettiğini gösteren dönemsel kayıtlar
Ön Başvuru ve Süre Yönetimi
- Zararın öğrenildiği tarih belgeyle sabitlenir; süre hesabı bu tarihe dayandırılır.
- İdari eylemden doğan zararlarda, dava öncesi idareye başvuru gerekliliği değerlendirilir.
- Başvuru yapıldıysa, cevap veya cevapsız kalma hali sonrası işleyecek dava süresi ayrıca takvime yazılır.
- Görevli ve yetkili mahkeme, olayın gerçekleştiği yer ve işlemi tesis eden idare esas alınarak belirlenir.
- Talep tutarı dilekçede kalem kalem gösterilir; ıslah ihtimali baştan gözetilir.
VUK ve 6183 Yönüyle Ortaya Çıkan Özel Haller
Kamu alacağının takibi sırasında yapılan işlemlerden doğan zararlar da tam yargı davasına konu olabilir. Haciz uygulamasının hatalı yapılması, borcu bulunmayan bir mükellef hakkında takip başlatılması ya da tahsil edilen tutarın iadesinde gecikme gibi hallerde, zararı gösteren banka ve ticari kayıtların dönemsel olarak toplanması gerekir. Ödemenin yapıldığı tarih ile iadenin gerçekleştiği tarih arasındaki farkın belgelenmesi burada belirleyicidir.
Bilirkişi İncelemesine Girmeden Önce
Zararın miktarı çoğu dosyada bilirkişi eliyle hesaplanır. Bu incelemenin sağlıklı yapılabilmesi için dosyaya girmesi gereken veriler baştan sunulmalıdır: gelir kayıtlarının kesintisiz dönemi kapsaması, harcamaların olayla ilişkisinin açıklanması ve varsa sigortadan alınan ödemelerin ayrıca gösterilmesi. Eksik veriyle yapılan hesap, sonradan itirazla düzeltilse bile süreci uzatır.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; olayın niteliği, idarenin kusur durumu ve zararın türü sonucu değiştirebilir. Süre kısa olduğundan, zararı öğrendiğiniz anda belge toplama planını bir hukukçuyla birlikte kurmanız önemlidir.