İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 30 Günlük Süre ve Zarar Hesabında Usul Riski Kontrol Listesi

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Tam yargı davası, idari bir işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın giderilmesini konu alır. İptal davasından farkı, hukuka aykırılığın yanında zararın varlığının, miktarının ve nedensellik bağının da ispat edilmesi gerekmesidir. Bu rehber, otuz günlük sürenin uygulandığı işlemlerde tam yargı talebinin nasıl kurulacağına ve hangi usul hatalarının dosyayı erken bitirdiğine odaklanır.

İşlemden mi, Eylemden mi Doğuyor?

Zararın kaynağı bir idari işlemse dava açma süresi, işlemin tebliğinden itibaren işler ve özel kanunların öngördüğü otuz günlük süre uygulanabilir. Zarar bir idari eylemden doğuyorsa, önce idareye başvuru yapılması gerekir; bu başvuru dava şartı niteliğindedir ve atlanması halinde dava usulden reddedilir. Eylemlerde sürenin başlangıcı, zararın ve eylemin öğrenildiği tarihe bağlanır. İlk yapılacak iş, dosyanın hangi kategoriye girdiğini kesin biçimde belirlemektir.

Zararın Kalem Kalem Kurulması

  • Maddi zararın kalemleri: yapılan harcamalar, yoksun kalınan kazanç, değer kaybı
  • Her kalemin dayandığı belge: fatura, bordro, ekspertiz, resmi kayıt
  • Manevi tazminat talep ediliyorsa dayandığı somut olgular
  • Faiz türü ve başlangıç tarihinin dilekçede açıkça gösterilmesi
  • Talebin ıslah ihtimaline göre baştan planlanması

Nedensellik Bağı: Dosyanın Zayıf Halkası

Tam yargı davalarında zararın varlığı kabul edilse bile, idarenin eylemiyle zarar arasındaki bağ kurulamadığında talep karşılıksız kalır. Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi biçimindeki hizmet kusuru iddiası, olayın kronolojisiyle desteklenmelidir. Üçüncü kişinin ağır kusuru, mücbir sebep veya zarar görenin kendi davranışı, tazminatın kapsamını daraltan savunmalar olduğundan bu ihtimaller baştan öngörülüp karşılanmalıdır.

İptal Davasıyla Birlikte Yürütme

Aynı işleme karşı hem iptal hem tam yargı talebinde bulunmak mümkündür. Ancak iptal davasının sonucunun beklenmesi tercih ediliyorsa, tam yargı davası için işleyen sürenin nasıl hesaplanacağı önceden netleştirilmelidir. İptal kararının tebliği üzerine açılacak tam yargı davasının zamanlaması, en sık hata yapılan noktalardan biridir ve gecikme, esasa hiç girilmeden sonuç doğurur.

Miktarın Belirlenmesi ve Harç

Tazminat miktarının başta düşük gösterilmesi harç açısından avantajlı görünse de, artırım imkânının kullanılmaması halinde talep, gösterilen miktarla sınırlı kalır. Bilirkişi raporundan sonra miktarın artırılması usulüne uygun biçimde ve süresinde yapılmalıdır. Harcın eksik yatırılması ise dosyanın işlemden kaldırılmasına kadar giden bir sonuç doğurabilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve dosya incelemesinin yerine geçmez. Zararın türü, idarenin sıfatı ve öğrenme tarihi süre hesabını doğrudan etkilediğinden, başvuru yapmadan önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla