Tam yargı davası, idarenin eylem veya işleminden doğan zararın giderilmesini amaçlar. İptal davasından farkı, sadece hukuka aykırılığın tespitiyle yetinilmemesi; zararın varlığının, miktarının ve idarenin davranışıyla arasındaki bağın ayrıca ortaya konulmasıdır. İYUK çerçevesinde işleyen bu süreçte davacıyı en çok zorlayan iki nokta, kısa dava açma süreleri ile zararın belgelenmesidir.
Süreyi Başlatan Anı Belirlemek
İdari yargıda süreler, işlemin tebliğinden ya da eylemin öğrenildiği tarihten işlemeye başlar ve bu tarihin tespiti dosyanın ilk meselesidir. Tebligatın usulüne uygun yapılmaması, kararda başvuru yolunun ve süresinin gösterilmemesi gibi durumlar süre tartışmasını doğrudan etkiler. Zarar doğuran bir eylem söz konusuysa, önce ilgili idareye başvurulması ve bu başvurunun sonucuna göre dava süresinin hesaplanması gerekir; bu ön aşamanın atlanması davanın esasa girilmeden reddine yol açar.
Zararın Kalemlere Ayrılması
Talep tek bir toplam rakam olarak yazıldığında, bilirkişi incelemesi ve hüküm aşamasında belirsizlik doğar. Zarar; fiili kayıp, yoksun kalınan kazanç ve manevi zarar biçiminde ayrıştırılmalı, her kalem kendi belgesine bağlanmalıdır. Faiz başlangıcının hangi tarih olarak talep edildiği de dilekçede açıkça belirtilmelidir. Miktarın başlangıçta tam olarak tespit edilemediği hallerde, usul hukukunun sunduğu artırım imkânları önceden planlanmalıdır.
Delil Eksikliğinin Doğurduğu Sonuçlar
- İdareye yapılan ön başvurunun kayda girdiğini gösteren belgenin bulunmaması
- Zarar ile idari davranış arasındaki nedensellik bağının açıklanmaması
- Gider ve kayıp kalemlerinin fatura, rapor veya resmi kayıtla desteklenmemesi
- Olay yerine ya da duruma ilişkin tespitin zamanında yaptırılmaması
- Aynı olayın ceza soruşturmasındaki dosya içeriğinin istenmemesi
Vergi Uyuşmazlıklarının Farkı
Vergi ve kamu alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklar VUK ile 6183 sayılı Kanun ekseninde ayrı bir düzene tabidir. Burada dava açma süreleri daha kısa olabildiği gibi, davanın açılmasının tahsile etkisi de farklıdır. Ödeme emrine karşı açılacak dava ile tarh işlemine karşı açılacak dava aynı hukuki sonucu doğurmadığından, önce hangi işleme karşı gidileceği netleştirilmelidir. Uzlaşma ve düzeltme yollarının dava süresine etkisi de baştan hesaba katılmalıdır.
Yürütmenin Durdurulması Talebinin Konumu
Tam yargı davalarında yürütmenin durdurulması, tazminat talebinin doğası gereği her dosyada anlamlı olmayabilir; ancak zararın devam ettiği hallerde ayrı bir gerekçeyle istenebilir. Talep, telafisi güç zararın somut olarak gösterilmesine dayandırılmalıdır. Soyut ifadelerle kurulmuş bir istem, esasa ilişkin iddiaların gücünü de zayıflatır.
Bu metin genel bilgilendirme niteliğindedir. İşlemin türü, idarenin sıfatı ve zararın niteliği süre ve usul sonuçlarını değiştirebileceğinden, dava öncesinde idare hukuku alanında hukuki değerlendirme alınması gerekir.