İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın tazmini istenen tam yargı davasında dosyanın sonucunu çoğu zaman iki şey belirler: zararın belgeyle ortaya konabilmesi ve altmış günlük dava açma süresinin doğru günden başlatılması. Bu iki başlık birbirinden bağımsız değildir; çünkü tebligatın geç ulaştığı dosyalarda delil toplamaya ayrılan zaman da erimektedir.
Zararın Dört Unsurunu Kim Gösterecek?
Tam yargı davasında davacı, idari işlem veya eylemin varlığını, zararın gerçekleştiğini, zararın miktarını ve aradaki illiyet bağını göstermekle yükümlüdür. Uygulamada en çok tökezlenen halka miktar ve illiyet bağıdır. İdarenin hizmet kusuru iddia ediliyorsa, hizmetin hiç işlemediği, geç işlediği veya kötü işlediği hangi somut belgeden anlaşılıyorsa o belge dilekçenin ekine değil, anlatımın içine yerleşmelidir.
Delilin Büyük Kısmı Karşı Tarafın Elinde
İdari yargının ayırt edici yanı, uyuşmazlığa ilişkin evrakın çoğunlukla davalı idarenin arşivinde bulunmasıdır. Bu nedenle dava öncesinde bilgi edinme başvurusu, işlem dosyasının örneğinin talebi ve varsa denetim raporlarının istenmesi, davanın ilk savunma aşamasını beklemeden yapılmalıdır. Elde edilemeyen belge için dilekçede açıkça "idareden celbi" talebinin yazılması, sonradan eksiklik itirazlarını karşılamayı kolaylaştırır.
Altmış Günün Başlangıcı Tartışmaya Açıktır
Süre kural olarak yazılı bildirim tarihinden işler. Tebligatın usulüne aykırı yapıldığı, muhatabın adreste bulunmadığı ya da evrakın komşuya bırakıldığı hallerde başlangıç günü tartışmalı hale gelir. Bu ihtimale karşı şunlar dosyada saklanmalıdır:
- Tebligat zarfının ve şerhlerin okunabilir örneği
- Adres kayıt sistemindeki adresin işlem tarihindeki durumu
- Öğrenme tarihini gösteren yazışma, e-posta veya kurum kaydı
- Vekâlet ilişkisi varsa tebligatın vekile mi yapıldığına dair kayıt
Zarar Hesabını Bilirkişiye Bırakmadan Kurgulamak
Miktarın hiç gösterilmemesi ya da yuvarlak bir rakamla geçiştirilmesi, dosyanın bilirkişi aşamasında zayıf kalmasına yol açar. Maddi zarar kalemleri fatura, ödeme dekontu, kazanç kaybını gösteren kayıt ve kurum yazılarıyla ayrı ayrı listelenmeli; manevi zarar için ise olayın etkisini somutlaştıran sağlık kaydı, tanık beyanı gibi veriler ayrı bir başlıkta toplanmalıdır.
Yürütmenin Durdurulması ve İkinci Yol
Zararı büyüten bir işlem sürüyorsa yürütmenin durdurulması talebi, telafisi güç zararı somut verilerle anlatmalıdır. Ret ihtimaline karşı istinaf aşamasında hangi eksikliğin kapatılacağı baştan planlandığında, ikinci aşama yeni bir dosya kurmak yerine mevcut delil düzeninin güçlendirilmesiyle yürütülebilir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir; her dosyada işlem türü, tebligat biçimi ve zarar kalemleri farklı sonuç doğurabilir. Süre hesabının yakın olduğu durumlarda gecikmeden bir hukukçuya dosyayı inceletmek yerinde olur.