Tam yargı davasında en sık kaybedilen şey davanın esası değil, süredir. Zararın idareden kaynaklandığı açık olsa bile, dava süresi geçmişse mahkeme işin esasına girmez. Bu rehber, 60 günlük sürenin hangi andan başladığına ve zarar idari işlemden mi eylemden mi doğduğuna göre değişen başvuru zincirine odaklanır.
İşlemden Doğan Zarar ile Eylemden Doğan Zarar Ayrımı
İYUK bakımından bu ayrım, dava yolunun tamamını belirler. Zarar bir idari işlemden doğuyorsa, dava süresi işlemin yazılı bildiriminden itibaren işlemeye başlar ve doğrudan tam yargı davası açılabilir; işlemin iptali ile birlikte de istenebilir. Zarar bir idari eylemden doğuyorsa, doğrudan dava açılamaz; önce ilgili idareye başvurulup talebin karşılanması istenir. Bu ön başvuru, dava şartı niteliğindedir ve atlandığında dava usulden reddedilir.
Sürenin Başlangıcını Doğru Saptamak
Eylemden doğan zararlarda süre, zararın ve eylemin idareye ait olduğunun öğrenildiği tarihe bağlanır; ancak her hâlde eylemin üzerinden geçecek azami bir süre de öngörülmüştür. Öğrenme anının tespiti, özellikle sağlık hizmeti kaynaklı zararlarda ve zamana yayılan altyapı zararlarında tartışmalıdır. Bu nedenle dosyada şu üç tarih ayrı ayrı belgelenmelidir:
- Zararı doğuran eylemin gerçekleştiği tarih
- Zararın ortaya çıktığı ve tarafça öğrenildiği tarih (rapor, tutanak, bilirkişi incelemesi)
- Zararın idareye izafe edilebildiğinin anlaşıldığı tarih
Ön Başvurunun Süreye Etkisi
İdareye yapılan başvurunun cevapsız kalması hâlinde, kanunda öngörülen cevap süresinin sonunda talep zımnen reddedilmiş sayılır ve dava süresi bu andan itibaren işler. İdare cevap süresi geçtikten sonra cevap verirse, bu kez yeni bir süre değerlendirmesi gündeme gelir. Uygulamadaki risk, tarafın idareden yanıt beklerken takvimi durdurduğunu sanmasıdır; oysa zımni ret bir gecikme değil, süre başlatan bir olaydır.
Görevli Yargı Yerini Karıştırmamak
Zarar vergilendirme işlemlerinden veya 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerinden doğuyorsa vergi mahkemesi, diğer idari işlem ve eylemlerde ise idare mahkemesi görevlidir. VUK kapsamındaki bazı işlemlerde ayrıca idari itiraz ve uzlaşma yolları vardır; bu yolların kullanılması dava süresini etkileyebileceğinden, uzlaşma talebiyle dava hakkının nasıl bağdaştığı önceden planlanmalıdır. Yanlış mahkemeye açılan dava görev yönünden reddedilir ve yeniden dava için kalan süre çoğu zaman çok kısadır.
Tazminat Miktarını Baştan Kurgulamak
Tam yargı davasında istenen miktarın sonradan artırılması belirli koşullara bağlıdır. Bu nedenle dilekçede maddi ve manevi zarar kalemleri ayrıştırılmalı, hesaplamaya esas belgeler (fatura, rapor, gelir kaybı verisi) baştan sunulmalı ve ıslah imkânı gözetilerek talep yapılandırılmalıdır.
Bu açıklamalar genel niteliktedir; süre hesabı dosyanızdaki tebligat ve başvuru tarihlerine göre değişir. Zamanaşımı veya dava süresi konusunda tereddüt varsa, başvuruyu ertelemeden hukuki destek almanız yerinde olur.