İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 60 Günlük Süre: Başvuru Sırası ve Uzlaşma Değerlendirmesi

24 Mart 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın giderilmesi için açılan tam yargı davasında en sık kaybedilen şey hak değil süredir. İYUK, genel dava açma süresini idari yargıda altmış gün olarak belirler; ancak bu sürenin ne zaman başladığı, hangi başvurunun süreyi durdurduğu ve zararın idari eylemden mi işlemden mi doğduğu her dosyada ayrı ayrı çözülmesi gereken sorulardır. Bu rehber, altmış günlük takvimi doğru kurmak ve idarenin sulh önerisiyle karşılaşıldığında nasıl karar vermek gerektiğini açıklıyor.

Sürenin Başlangıcını Doğru Belirlemek

İşlemden doğan zararlarda süre kural olarak tebliğ, yayım veya ilan tarihinden işlemeye başlar. Zarar bir idari işlemden değil de fiilî bir eylemden kaynaklanıyorsa, önce ilgili idareye başvurulması gerekir; bu başvuru İYUK sisteminde dava şartı niteliğindedir ve öğrenme tarihinden itibaren belirli bir süre içinde yapılmalıdır. Vergisel uyuşmazlıklarda ise VUK ve 6183 sayılı Kanun kaynaklı işlemlerin kendi süre ve itiraz düzenekleri devreye girer; ödeme emrine karşı dava süresi genel dava süresinden farklıdır. Bu nedenle dosyanın ilk sayfasına, hangi metnin hangi tarihte tebliğ edildiğini gösteren bir tablo konulmalıdır.

Üst Makama Başvurunun Süreye Etkisi

Dava açma süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur. Başvuruya cevap verilmemesi hâlinde istek reddedilmiş sayılır ve süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Uygulamada en çok hata, başvurunun süre dolduktan sonra yapılmasında ve durmuş sürenin “yeniden altmış gün” sanılmasında ortaya çıkar. Kalan gün sayısını başvuru gününde not etmek, bu hatayı önleyen en basit yöntemdir.

Zararın Hesabı ve İspat Dosyası

  1. Zarar kalemleri maddi ve manevi olarak ayrıştırılır; her kalem ayrı belgeye bağlanır.
  2. Nedensellik bağı, idarenin hangi davranışının hangi sonucu doğurduğu düzeyinde yazılır.
  3. Hizmet kusuru mu kusursuz sorumluluk mu ileri sürüldüğü baştan seçilir.
  4. Faiz talebi başlangıç tarihiyle birlikte açıkça istenir.
  5. Islah imkânı bulunsa da, ilk dilekçede tutarı gerçeğe yakın kurmak yararlıdır.

İdareyle Sulh Seçeneğine Bakış

Vergi uyuşmazlıklarında uzlaşma kurumu, dava yolundan önce değerlendirilmesi gereken ayrı bir mekanizmadır ve uzlaşmanın sağlanması hâlinde aynı konuda dava açılamaz. Bu nedenle uzlaşma başvurusu, dava süresi ve olası tahsilat baskısı birlikte düşünülmeden verilmemelidir. Tam yargı tarafında ise idarenin sulh yetkisi sınırlıdır; sunulan öneri, ödemenin hangi bütçe kaleminden ve ne zaman yapılacağıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Yukarıdaki çerçeve geneldir; işlemin niteliği, tebligatın usulü ve zararın doğduğu an dosyaya göre değişir. Süre hesabını ve yargı yolunu bir hukukçuyla teyit etmek, esasa hiç girilmeden verilecek bir ret kararının önüne geçer.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla