İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 60 Günlük Süre, Görevli Mahkeme ve Uzlaşma Seçeneği

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın tazmini istendiğinde, dosyanın kaderini çoğu zaman esas değil takvim ve mahkeme seçimi belirler. Tam yargı davalarında hem sürenin başlangıcı hem de hangi idari yargı yerinin yetkili olduğu, başvurudan önce netleştirilmesi gereken iki başlıktır. Bu rehber İYUK ekseninde altmış günlük süreyi, yetki analizini ve idari uyuşmazlıklarda sulh ile dava arasındaki tercihi ele alır.

Sürenin Başladığı An

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Kritik nokta bu rakamlar değil, sürenin hangi tarihte işlemeye başladığıdır: yazılı bildirim mi yapılmıştır, işlem ilan yoluyla mı duyurulmuştur, yoksa ilgili işlemi başka bir yazışmadan mı öğrenmiştir? Tebligat parçası dosyaya konulmadan hesaplanan süre, sonradan tartışmaya açık kalır.

İdari Eylemlerde Ön Başvuru Zorunluluğu

Zarar bir idari işlemden değil de idari bir eylemden doğuyorsa, doğrudan dava açılamaz. Önce ilgili idareye başvurulur; talep reddedilirse veya cevap verilmezse dava süresi işlemeye başlar. Bu ön başvuru bir formalite değil, dava şartıdır ve atlandığında dosya esasa girmeden reddedilir. Eylemin öğrenilme tarihi ile eylem tarihi arasındaki farkın belgelenmesi, ön başvuru dilekçesinin en önemli kısmıdır.

Yetkili İdari Yargı Yeri

Tam yargı davalarında yetki, zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemeye göre belirlenir. Uygulamada en sık yapılan hata, davacının kendi ikametgâhındaki mahkemeye başvurulmasıdır. İşlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer, hizmetin görüldüğü yer ve zararın doğduğu yer farklıysa, dilekçe verilmeden önce bu üçlü bir arada okunmalıdır.

İptal ile Birlikte mi, Ayrı mı?

  1. İşlem hâlâ ayakta ve iptali mümkünse, iptal ve tam yargı taleplerinin birlikte ileri sürülmesi delil ve süre yönetimini kolaylaştırır.
  2. İptal süresi kaçırılmışsa, eyleme dayalı tam yargı yolu ayrıca değerlendirilmelidir.
  3. Zarar miktarı henüz netleşmemişse, ıslah imkânı gözetilerek talep kurulmalıdır.

Uzlaşma ve Sulh Penceresi

Vergi uyuşmazlıklarında VUK kapsamındaki uzlaşma müessesesi, dava yoluna gitmeden sonuç almanın ölçülü bir alternatifidir; ancak uzlaşmaya gidilmesi hâlinde dava hakkının akıbeti önceden bilinmelidir. İdarenin sulh yetkisi bulunan hâllerde ise, ödeme kapasitesi ve süreç maliyeti dikkate alınarak sulh görüşmesi denenebilir. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip devam ediyorsa, yürütmenin durdurulması talebinin zamanlaması ayrıca planlanmalıdır.

Bu metin bilgilendirme amaçlıdır. İdari süreçlerde tarih ve mercii hataları geri dönüşü zor sonuçlar doğurabildiğinden, tebligat evrakınızla birlikte hukuki destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla