İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın giderilmesi için açılan tam yargı davasında, esasa ilişkin haklılık çoğu zaman tartışmaya bile açılmadan usul aşamasında dosya kapanabilir. İYUK sistemi, zararın kaynağına göre birbirinden farklı iki takvim öngörür ve bu ayrımın yapılmaması en sık görülen ret sebebidir.
İşlemden Doğan Zarar ile Eylemden Doğan Zarar Ayrımı
Zarar bir idari işlemden kaynaklanıyorsa, dava süresi işlemin yazılı bildirimi tarihinden itibaren işler ve idare mahkemelerinde altmış gündür. Vergi uyuşmazlıklarında ise VUK ve 6183 sayılı Kanun uygulamaları bakımından vergi mahkemelerinde daha kısa bir dava süresi geçerlidir. Zarar bir idari eylemden, yani fiilî bir davranıştan doğuyorsa mekanizma tamamen değişir.
Eylemlerde Ön Başvuru Zorunluluğu
İdari eylemlerden doğan zararlarda doğrudan dava açılamaz. Öncelikle ilgili idareye başvurularak zararın tazmini istenmelidir. Bu başvurunun, eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılması gerekir. Ön başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden reddedilir ve bu arada süreler işlemeye devam eder.
Zımni Ret ve Süre Hesabı
- İdareye yapılan başvuru tarihi, gönderi kaydıyla birlikte belgelenir.
- İdare kanunda öngörülen sürede cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır.
- Ret cevabının tebliği ya da zımni ret tarihinden itibaren dava süresi işlemeye başlar.
- İdare, süre geçtikten sonra cevap verirse dava süresi yeniden değerlendirilir; bu ihtimal takvime baştan yazılmalıdır.
- Görevli ve yetkili mahkeme, işlemin ya da eylemin gerçekleştiği yere göre belirlenir.
Usule Aykırı Başvurunun Sonucu
- Ön başvuru aşaması atlandığında davanın esasına hiç girilmemesi
- Dilekçede tazminat tutarının gösterilmemesi nedeniyle dilekçe ret kararı verilmesi
- Yanlış idareye husumet yöneltilerek zaman kaybedilmesi
- Yürütmenin durdurulması talebinin gerekçesiz bırakılması
Zarar Kalemlerinin Belgelenmesi
Tam yargı davasında talep, ölçülebilir olmak zorundadır. Maddi zarar için fatura, ekspertiz raporu, gelir kaybını gösteren kayıtlar ve tedavi giderleri ayrı ayrı dosyalanmalı; manevi zarar için ise olayın kişisel sonuçları somut biçimde anlatılmalıdır. Zararın miktarı dava sırasında netleşecekse, ıslah imkânının bulunduğu gözetilerek talep baştan makul kurulmalıdır. Faiz başlangıç tarihinin dilekçede açıkça gösterilmemesi de sıkça yaşanan bir kayıptır.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır; zararın kaynağına göre başvuru sırası ve süre hesabı değişebilir. Dosyanızda süre işlemeye başlamadan hukuki değerlendirme almanız önerilir.