İdari bir eylem ya da işlem yüzünden zarara uğrayan kişi için asıl soru, haklı olup olmadığından önce şudur: hangi tarihte, hangi kapı çalınacak? Tam yargı davalarında dosyaların önemli bir kısmı esasa hiç girilmeden, ön başvuru ve süre yönetimindeki bir aksaklık nedeniyle kapanır.
Ön Başvuru Bir Formalite Değildir
İdari eylemlerden doğan zararlarda İYUK, dava açılmadan önce ilgili idareye başvurulmasını arar. Bu adım atlandığında mahkeme uyuşmazlığın esasını tartışmaz; dosya usulden sonuçlanır. Başvurunun hangi idareye yapıldığı da en az yapılıp yapılmadığı kadar önemlidir: zararı doğuran hizmeti fiilen yürüten birim ile hukuken sorumlu tüzel kişi her zaman aynı olmayabilir.
Sürenin Başladığı Anı Doğru Tespit Etmek
Eylemden doğan zararlarda süre çoğu kez zararın öğrenildiği ana bağlanır; işlemden doğan zararlarda ise tebliğ tarihi belirleyicidir. Bu ayrım kağıt üzerinde basit görünse de uygulamada zararın öğrenilmesi bir anda değil, bir süreçte gerçekleşir. Bu nedenle olay, rapor, tutanak, tebligat ve ödeme tarihlerinin tek bir kronolojide toplanması, sonradan yapılacak süre tartışmasının en güçlü dayanağıdır.
Usule Aykırı İşlemin Sık Görülen Yüzleri
- Başvurunun kayıt altına alınmadan, takip edilemeyecek bir kanaldan yapılması
- Zarar kalemleri belirtilmeden yalnızca genel bir şikayet dilekçesi verilmesi
- İdarenin cevap vermemesi halinde işleyen sürenin hesaba katılmaması
- Aynı olay için hem iptal hem tam yargı yolunun gerektiği hallerde yalnızca birinin işletilmesi
- Vekaletname, yetki belgesi veya harç eksikliğinin verilen kesin sürede tamamlanmaması
Zararı Ölçülebilir Yazmak
Tam yargı davasının omurgası talep kalemleridir. Maddi zarar; fiili kayıp, yoksun kalınan kazanç ve tedavi-onarım giderleri gibi başlıklara ayrıldığında hem bilirkişi incelemesi kolaylaşır hem de kısmi kabul ihtimalinde hangi kalemin neden reddedildiği görünür hale gelir. Manevi zarar talebi ise olayın kişilik değerleri üzerindeki etkisiyle somut biçimde ilişkilendirilmelidir.
Uygulanabilir Bir Takvim
- Olay, tebliğ ve öğrenme tarihleri tek tabloda toplanır.
- Ön başvuru dilekçesi zarar kalemleriyle birlikte hazırlanır ve kaydı belgelenir.
- İdarenin cevabı veya sessiz kalması için ayrı bir kontrol tarihi konur.
- Dava dilekçesi, cevap tarihine göre güncellenerek son güne bırakılmadan verilir.
- Islah ve bilirkişi raporuna itiraz süreleri için takvime ayrıca hatırlatma eklenir.
Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir ve her dosyanın kendi tarih ve belge düzeni farklıdır. Zarara ilişkin somut olayınızda süre hesabı ve görevli merci bakımından bir avukatla birlikte çalışmanız, geri dönüşü olmayan usul kayıplarının önüne geçer.