İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Duruşma ve Süre Planı

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İdari yargıda hak arayan kişilerin en sık yaşadığı sürpriz, dosyanın hiç duruşma yapılmadan karara bağlanmasıdır. İdari yargılama kural olarak dosya üzerinden yürür; duruşma istisnadır ve talebe bağlıdır. Tam yargı davalarında bu ayrıntı, zararın miktarının tartışılacağı tek sözlü aşamanın kaçırılması anlamına gelebilir.

İşlemden mi Eylemden mi Doğuyor

Zararın kaynağı bir idari işlem ise, dava açma süresi işlemin tebliğinden itibaren İYUK'ta öngörülen genel süreye tabidir ve iptal davasıyla birlikte ya da ondan sonra tam yargı istenebilir. Zarar bir idari eylemden doğuyorsa yol farklıdır: önce idareye başvurulması zorunludur. Bu ayrımın yanlış yapılması, davanın esasa girilmeden reddiyle sonuçlanır ve çoğu zaman yeniden dava açma imkânı da kalmaz.

Ön Başvuru ve Zımni Ret

İdari eylemlerde, eylemin öğrenilmesinden itibaren işleyen süre içinde ve her hâlde eylem tarihinden itibaren belirli bir üst sınır içinde idareye başvurulmalıdır. Başvuruya süresinde cevap verilmemesi zımni ret sayılır ve dava süresi bu andan itibaren hesaplanır. Uygulamadaki tipik hata, idarenin geç gelen olumsuz cevabını bekleyip süreyi bu cevaba göre hesaplamaktır; oysa sayaç zımni ret anında başlamıştır.

Duruşma Talebinin Zamanı

Duruşma, dava dilekçesinde veya cevap dilekçelerinde talep edilmelidir. Belirli bir parasal sınırın üzerindeki tam yargı ve vergi davalarında taraflardan birinin istemi üzerine duruşma yapılması zorunludur; bu sınır her yıl yeniden değerlendirildiğinden dava tarihindeki tutar esas alınır. Sınırın altındaki dosyalarda ise duruşma yapılıp yapılmayacağı mahkemenin takdirindedir. Talebin dilekçeye yazılmaması, sonradan giderilmesi mümkün olmayan bir eksiklik yaratır.

Miktarın Artırılması ve Islah

Tam yargı davasında zarar çoğu kez bilirkişi incelemesinden sonra netleşir. İYUK, dava dilekçesindeki miktarın bir kez artırılmasına imkân tanır; bu imkânın hangi aşamaya kadar kullanılabileceği ve harcının yatırılması usulü dikkatle takip edilmelidir. Faiz talebinin dilekçede yer almaması hâlinde hükümde faize karar verilmesi de beklenmemelidir. Vergiye ilişkin uyuşmazlıklarda ayrıca VUK ve 6183 sayılı Kanun çerçevesindeki tahsil süreçlerinin ayrı bir takvimde işlediği unutulmamalıdır.

Bu çerçeve genel usul mantığını anlatır; zararın türü ve idarenin yaptığı işlemin niteliği takvimi değiştirebilir. Süre başlangıcını yanlış hesaplamamak için dava öncesinde bir hukukçudan görüş almanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla