İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 60 Günlük Süre, Ön Başvuru ve İspat Yükü

15 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İdarenin işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için açılan tam yargı davasında sonucu belirleyen üç unsur vardır: sürenin doğru hesaplanması, zorunlu ön başvurunun atlanmaması ve zararın rakamsal olarak ispatlanabilmesi. İYUK ekseninde yürüyen bu süreçte usule aykırı bir başvuru, esası hiç incelenmeyen bir dosya anlamına gelebilir.

Sürenin Başlangıcı: İşlem mi, Eylem mi

Ayrımın pratik değeri büyüktür. İdari bir işlemden doğan zararda dava süresi, işlemin yazılı bildirimi tarihinden itibaren işler ve genel süre altmış gündür. İdari eylemden doğan zararlarda ise doğrudan dava açılamaz; önce ilgili idareye başvurulması gerekir. Bu başvuru, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Başvurunun kısmen veya tamamen reddi ya da cevapsız bırakılması üzerine dava süresi yeniden işlemeye başlar.

Ön Başvurunun Atlanması Neye Yol Açar

Zorunlu başvuru yapılmadan açılan dava, esas incelenmeden usulden reddedilir. Bu ret çoğu kez bir süre kaybı olarak da geri döner; çünkü dosya kapandığında ön başvuru için öngörülen süre işlemeye devam etmiş olur. Bu nedenle zarar tespit edilir edilmez, dava düşüncesinden önce idareye yazılı başvurunun kayda alınması gerekir. Başvuru dilekçesinde zararın kalemleri ve dayanağı somutlaştırılmalıdır; sonradan dava dilekçesinde bambaşka bir zarar anlatımına geçilmesi savunma tarafından çelişki olarak kullanılabilir.

Zararın İspatı: Rakama Bağlanmayan Talep

  1. Zarar kalemleri maddi ve manevi olarak ayrılır; maddi kalemler fatura, ödeme belgesi, keşif ve rapor ile desteklenir.
  2. İdari işlem veya eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı ayrıca anlatılır; kusursuz sorumluluk hallerinde bu bağın niteliği farklı kurulur.
  3. Islah imkânı bulunsa dahi dava dilekçesinde miktar gösterilmesi, faiz başlangıcı bakımından önem taşır.
  4. Bilirkişi incelemesi ihtimali gözetilerek, hesaplamaya esas ham veriler dosyaya baştan konulur.

Vergi Uyuşmazlıklarında Farklılaşan Takvim

VUK ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerde süreler ve idari aşamalar genel rejimden ayrışır. Uzlaşma, düzeltme talebi ve şikâyet yolu gibi seçenekler dava süresini etkileyebileceğinden, hangi yolun seçildiği ve o yolun süreyi durdurup durdurmadığı en baştan netleştirilmelidir. Ödeme emrine karşı başvuruda ise süre genel dava süresinden kısadır; bu ayrımın gözden kaçırılması sık rastlanan bir usul hatasıdır.

Yürütmenin Durdurulması Talebinin Rolü

Tam yargı davasında talep tazminat olsa da, zararı büyüten bir işlem sürüyorsa yürütmenin durdurulması istemi dosyanın seyrini değiştirebilir. Bu talebin ikna edici olması için telafisi güç zararın soyut ifadelerle değil, somut belgeyle gösterilmesi gerekir.

Burada aktarılanlar genel çerçeveyi tanıtmayı amaçlar. İdari işlemin türü, bildirim şekli ve zararın niteliği hesapları değiştirdiğinden, somut dosyanızda süreleri bir hukukçuyla teyit etmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla