İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 60 Günlük Süre ve Zararı Ölçülebilir Kılmak

28 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 65 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın tazmini için açılan tam yargı davası, iki ayrı zorluğu aynı anda barındırır: süreyi doğru hesaplamak ve zararı rakama dökülebilir biçimde göstermek. İdari Yargılama Usulü Kanunu genel dava açma süresini altmış gün olarak belirler; ancak bu sürenin ne zaman başladığı çoğu dosyada asıl tartışma konusudur.

Sürenin Başlangıcı: İşlem mi, Eylem mi

Bir idari işlemden doğan zararlarda süre, işlemin yazılı bildirimiyle işlemeye başlar. İdari eylemlerden doğan zararlarda ise durum farklıdır: dava açılmadan önce idareye başvurulması ve zararın karşılanmasının istenmesi gerekir. Bu ön başvuru bir dava şartı niteliğindedir ve atlandığında dava esasa girilmeden reddedilebilir. Ön başvuruya verilen cevap ya da cevapsız geçen süre sonunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.

Zararın Öğrenilmesi Sorunu

Eylemden doğan zararlarda zararın ne zaman öğrenildiği ayrı bir tartışmadır. Sağlık hizmetinden kaynaklanan zararlar ya da altyapı kaynaklı hasarlar, çoğu zaman meydana geldiği anda değil sonuçları belirginleştiğinde anlaşılır. Bu nedenle dosyada öğrenme anını gösteren belgelerin, örneğin rapor tarihinin ya da tespit tutanağının tarihinin ayrıca vurgulanması gerekir.

Zararı Somutlaştıran Belgeler

  • Maddi zarar için fatura, keşif ve onarım bedeline ilişkin belgeler
  • Gelir kaybı iddiasında kazanç durumunu gösteren resmî kayıtlar
  • Bedensel zararda hastane kayıtları ve iş gücü kaybına ilişkin raporlar
  • Zararın idarenin faaliyetinden doğduğunu gösteren tespit tutanakları ve fotoğraflar
  • Aynı olaya ilişkin başka bir dosyada alınmış bilirkişi raporu varsa bunun örneği

Nedensellik Bağı Kurmak

Tam yargı davasında zararın varlığı kadar, bu zararın idarenin hizmet kusuruna ya da kusursuz sorumluluğuna dayandığının ortaya konması gerekir. Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi biçimindeki üçlü ayrımın hangisine dayanıldığı dilekçede açıkça belirtilmelidir. Nedensellik zincirinin belirsiz kaldığı dosyalarda, zarar ispatlansa dahi talep karşılıksız kalabilir.

Talep Kalemlerinin Yazımında Dikkat Edilecekler

  1. Maddi ve manevi tazminat kalemleri ayrı ayrı ve rakamla gösterilir
  2. Faiz talebinin başlangıç tarihi ve türü açıkça belirtilir
  3. Zarar miktarı inceleme sonucunda değişebilecekse ıslah imkânı gözetilerek dilekçe kurulur
  4. Aynı olaydan doğan iptal davası varsa dosyalar arasındaki ilişki bildirilir

Yetkili Mahkeme ve Yargı Yolu

Uyuşmazlığın idari yargıya mı yoksa adli yargıya mı ait olduğu konusunda tereddüt bulunan alanlar vardır. Yanlış yargı yerinde açılan dava, süre bakımından telafisi güç sonuçlar doğurabileceğinden, dava açılmadan önce yargı yolu ve yetkili mahkeme birlikte değerlendirilmelidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın niteliği, idarenin sıfatı ve zararın türü süreyi ve usulü değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde hukuki inceleme yaptırılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla