İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Altmış Günlük Süre: Zararın Öğrenilmesi ve Ön Başvuru Şartı

28 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İdari yargıda tam yargı davası, iptal davasından farklı bir süre mantığıyla işler. İdari işlemden doğan zararlarda takvim işlemin tebliğine bağlanırken, idari eylemlerden doğan zararlarda dava açılmadan önce idareye başvurma zorunluluğu devreye girer. Bu ayrımı kaçırmak, esasen haklı bir tazminat talebini süre yönünden reddettiren en yaygın nedendir.

İşlemden Doğan Zarar: Altmış Günlük Genel Süre

İdari işlemin tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde iptal davası ile birlikte veya ayrıca tam yargı davası açılabilir. İşlemin uygulanması üzerine zarar sonradan doğmuşsa, uygulama tarihinden itibaren yeni bir süre işler. Vergi uyuşmazlıklarında ise özel dava açma süresi uygulanır ve bu süre genel süreden kısadır; VUK kapsamındaki ihbarnamelerde takvim buna göre kurulmalıdır.

Eylemden Doğan Zararda Ön Başvuru

İdari eylemlerden doğan zararlarda dava, doğrudan açılamaz. İlgililerin, eylemi ve zararı öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmaları gerekir. İdare talebi kısmen veya tamamen reddederse ya da kanunda öngörülen süre içinde cevap vermezse, bu andan itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. Ön başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden reddedilir.

Üst Makama Başvurunun Süreye Etkisi

İYUK, dava açma süresi içinde üst makama ya da işlemi yapan idareye başvurulmasına imkân tanır; bu başvuru işlemeye başlamış süreyi durdurur. Cevap verilmemesi hâlinde istek reddedilmiş sayılır ve durmuş olan süre kaldığı yerden devam eder. Uygulamadaki hata, bu başvurunun süreyi yeniden başlattığının sanılmasıdır; oysa yalnızca durdurucu etkisi vardır.

Zararın Hesabına İlişkin Dosya Hazırlığı

  1. Zarar kalemleri maddi ve manevi olarak ayrı ayrı listelenir.
  2. Her kalem için fatura, ödeme dekontu veya rapor eşleştirilir.
  3. Faiz başlangıç tarihi ve türü dilekçede açıkça belirtilir.
  4. Zarar ile idari eylem arasındaki nedensellik ayrı bir başlıkta anlatılır.
  5. Islah ihtimali gözetilerek talep tutarı tutarlı biçimde kurulur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Tespiti

Kamu alacağının tahsiline yönelik işlemlerde 6183 sayılı Kanun kapsamındaki özel yollar ile idari yargı yolu birbirine karışabilir. Ödeme emrine karşı başvuru süresi de genel süreden farklıdır. Yanlış yargı yerine açılan dava için geçen zaman, çoğu hâlde telafi edilemez; bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce yargı yolu ve görev başlığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Zararın türü, idarenin işlemi ve tebligatın tarihi süreleri doğrudan etkileyeceğinden, süre işlemeye başladıktan sonra vakit kaybetmeden hukuki destek alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla