İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Zararın İspatı: İlliyet Bağı, Duruşma Hazırlığı ve Sulh Değerlendirmesi

11 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Tam yargı davası, idari işlem veya eylemden doğan zararın giderilmesini amaçlar ve bu yönüyle iptal davasından farklı bir ispat düzenine tabidir. İptal davasında tartışma işlemin hukuka uygunluğu üzerinde yoğunlaşırken, tam yargı davasında zarar, sorumluluk ve ikisi arasındaki bağ ayrı ayrı ortaya konmak zorundadır. İYUK, VUK ve 6183 çerçevesindeki uyuşmazlıklarda bu üç unsurdan biri eksik kaldığında, hukuka aykırılık kabul edilse dahi talep karşılıksız kalabilir.

Üç Unsuru Ayrı Ayrı Kurmak

Dava dilekçesi, üç başlığı birbirine karıştırmayacak biçimde yazılmalıdır. Birincisi idarenin sorumluluğunu doğuran davranış: hukuka aykırı bir işlem, hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi. İkincisi zararın kendisi: mal varlığında meydana gelen eksilme ya da elde edilemeyen kazanç. Üçüncüsü illiyet bağı: zararın, idarenin davranışının doğal sonucu olarak doğduğunun gösterilmesi. Bu bağ, araya giren üçüncü kişi davranışı veya zarar görenin kendi kusuru nedeniyle zayıflayabilir; savunmanın bu yönden geleceği baştan öngörülmelidir.

Zararı Belgelendirme Sırası

  • Zararın doğduğu anı sabitleyen kayıtlar: tutanak, resmî yazışma, tespit raporu
  • Fiilî harcamalar: fatura, ödeme belgesi, onarım ve ikame giderleri
  • Yoksun kalınan kazanç: aynı döneme ait ticari kayıtlar ve karşılaştırılabilir dönem verileri
  • Zararı azaltmak için atılan adımlar ve bunların maliyeti
  • Manevi zarar ileri sürülüyorsa, olayın kişisel sonuçlarına dair belge ve raporlar

Yoksun kalınan kazanç talebi, varsayıma dayandığı ölçüde zayıflar; bu nedenle karşılaştırma dönemi ve yöntemi dilekçede açıkça anlatılmalıdır.

Duruşmanın İşlevi ve Hazırlığı

Tam yargı dosyalarında duruşma, teknik hesap tablolarının sadeleştirilmesi ve illiyet bağının anlatılması bakımından değer taşır. Hazırlık yapılırken üç cümlelik bir çekirdek kurulmalıdır: idarenin ne yaptığı veya yapmadığı, bunun sonucunda hangi somut zararın doğduğu ve bunun dosyadaki hangi belgeyle görüldüğü. Bilirkişi incelemesi yapılmışsa duruşmada rapora yöneltilecek sorular önceden yazılmalı, raporun dayandığı veri seti üzerinden ilerlenmelidir.

İdari Aşamada Çözüm Arayışı

Dava açılmadan önce idareye yapılan başvuru, zararın belgeli ve tartışmasız olduğu hâllerde sonuç verebilir; özellikle tutarın hesaplanabilir ve sorumluluğun açık olduğu dosyalarda bu yol hem zaman hem gider kazandırır. Ancak süre yönetimi kritiktir: başvurunun dava açma süresine etkisi baştan hesaplanmalı, yanıt beklenirken süre kaçırılmamalıdır. İdarenin kısmi bir ödeme önerisi geldiğinde, ödemenin hangi kalemleri kapsadığı ve kalan taleplerin saklı tutulup tutulmadığı yazılı olarak netleştirilmelidir; aksi hâlde kabul, talebin tamamının karşılandığı biçiminde yorumlanabilir.

Kapanış

Tam yargı davasında başarı, hukuki nitelendirmeden çok zarar tablosunun belgeye oturmasına bağlıdır. Buradaki açıklamalar geneldir; olayın türü, idarenin sorumluluk biçimi ve zararın kapsamı sonucu değiştirir. Talebinizi oluşturmadan önce belgelerinizin bir avukat tarafından değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla