İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 60 Günlük Süre: Başvuru Adımları ve Uzlaşma Kararı

23 Mart 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

İdarenin işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi tam yargı davasının konusunu oluşturur. İYUK, idari yargıda genel dava açma süresini altmış gün olarak belirler; vergi mahkemelerinde açılacak davalarda bu süre otuz gündür. Aşağıda tam yargı davasında sürenin nasıl hesaplanacağı, ön başvuru adımları ve VUK kapsamındaki uzlaşma tercihinin dava hakkına etkisi ele alınmıştır.

İşlemden mi, Eylemden mi Doğan Zarar?

Süre hesabının ilk adımı, zararın kaynağını doğru nitelendirmektir. Bir idari işlemden doğan zararlarda süre, işlemin yazılı bildirimiyle başlar. İdari eylemlerden doğan zararlarda ise dava açılmadan önce idareye başvurulması gerekir; bu başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Başvurunun reddi veya cevapsız kalması üzerine dava süresi yeniden işlemeye başlar.

Üst Makama Başvurunun Süreye Etkisi

  1. Dava açma süresi içinde üst makama, yoksa işlemi yapan makama başvurulabilir.
  2. Bu başvuru işlemeye başlamış olan dava süresini durdurur.
  3. Kanunda öngörülen sürede cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
  4. Ret hâlinde, başvurudan önce geçen süre hesaba katılarak kalan süre içinde dava açılır.

Uygulamada en sık görülen kayıp, üst makama başvurunun süreyi sıfırladığı sanılarak yeni baştan altmış gün beklenmesidir. Oysa durma, sıfırlama değildir.

6183 Kapsamındaki Takip ile Zarar Talebinin Ayrılması

Kamu alacağının tahsili amacıyla yürütülen işlemlere karşı gidilecek yol ile bu işlemlerden doğan zararın tazmini için açılacak tam yargı davası birbirinden ayrıdır. Ödeme emrine karşı açılacak dava kendi özel süresine tabiyken, hukuka aykırılığı saptanan takip işleminden doğan zarar ayrı bir dava konusudur. İki talebin tek dilekçede karıştırılması, çoğu zaman en azından bir talebin süre yönünden reddine yol açar.

Uzlaşma Yolunu Denemek Dava Hakkını Yakar mı?

Vergi uyuşmazlıklarında tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, VUK kapsamında öngörülmüş bir çözüm yoludur. Uzlaşma talebi dava açma süresini durdurur; uzlaşma sağlanamazsa mükellef, kalan süre içinde dava açabilir ve bu sürenin kanunda öngörülen asgari süreden az kalması hâlinde tamamlanır. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde ise uzlaşılan konuda dava açılamaz. Bu nedenle uzlaşma masasına oturmadan önce, hangi tarhiyat kalemi için hangi hukuki iddianın ileri sürüleceği ve bunun dava aşamasındaki gücü baştan değerlendirilmelidir.

Bu içerik, idari yargı takvimine ilişkin genel bir yol haritası sunar. Sürelerin işlemeye başladığı an dosyadaki tebligata göre değiştiğinden, elinizdeki bildirim yazısıyla birlikte bir hukukçudan görüş almanız isabetli olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla