İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Duruşma Talebi ile Görevli Yargı Yerinin Belirlenmesi

5 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İdarenin bir eylem ya da işleminden zarar gören kişinin açtığı tam yargı davası, iptal davasından farklı bir ispat mantığı taşır. Burada yalnızca işlemin hukuka aykırılığı değil, zararın varlığı, miktarı ve nedensellik bağı da ortaya konmalıdır. Bu rehber, tam yargı dosyalarında yargı yeri seçimi ile duruşma talebinin işlevini ele alır.

İdari Yargı mı, Vergi Yargısı mı?

Uyuşmazlığın kaynağı bir vergi, resim, harç veya benzeri mali yükümlülük ise dosya vergi mahkemesinin alanına girer ve Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Kanun hükümleri devreye girer. Buna karşılık idarenin hizmet kusurundan doğan zararlar, kural olarak idare mahkemesinde görülür. Ödeme emrine karşı açılan dava ile idarenin tahsil sürecindeki kusurundan doğan zararın tazmini talebi aynı dosyada birleştirilmeye çalışıldığında görev sorunu ortaya çıkar.

Süre: İdari Yargının En Katı Kuralı

İdari Yargılama Usulü Kanunu, dava açma sürelerini ve bu sürelerin nasıl hesaplanacağını ayrıntılı düzenler. Eylemden doğan zararlarda, zararın öğrenildiği tarih ile idareye yapılan ön başvurunun tarihi ayrı ayrı önem taşır. İdareye başvurulmadan doğrudan açılan bazı davalar usulden reddedilebildiği için, ön başvuru evrakının ve tebliğ kayıtlarının saklanması zorunludur.

Zararın İspatı ve Nedensellik

Tam yargı davalarında en sık karşılaşılan eksiklik, zararın belgeye bağlanmamasıdır. Talep edilen miktar, hesaplanabilir kalemlere ayrılmalı ve her kalem bir belgeye dayanmalıdır:

  • Onarım, tedavi ya da yenileme giderlerine ait fatura ve ödeme belgeleri
  • Gelir kaybını gösteren kayıt ve beyannameler
  • Zararın oluştuğu ana ilişkin tutanak, rapor ve görsel kayıtlar
  • İdarenin kusurunu gösteren yazışma ve denetim belgeleri
  • Faiz başlangıcına esas alınacak tarihe dair dayanak

Duruşma Talebi Neden Önemlidir?

İdari yargı esas olarak dosya üzerinden inceleme yapar. Duruşma, tarafların iddialarını sözlü olarak açıklamasına imkân tanır ve teknik bilirkişi raporunun tartışıldığı dosyalarda özellikle işlevseldir. Duruşma isteminin dilekçede açıkça yazılması gerekir; sonradan yapılan talepler her zaman karşılanmayabilir. Talep edilirken, duruşmada hangi hususun açıklanacağının da belirtilmesi dosyanın okunmasını kolaylaştırır.

Dilekçe Kurgusunda Pratik Sıra

  1. Zararın kaynağı işlem mi eylem mi, açıkça belirlenir.
  2. Mali yükümlülük boyutu varsa görev bakımından ayrıştırılır.
  3. Ön başvuru yapılır ve cevap süresi takvime işlenir.
  4. Zarar kalemleri tabloya dökülüp belgelerle numaralandırılır.
  5. Duruşma istemi ve bilirkişi talebi dilekçede ayrı başlıkla yazılır.

Bu metin genel bilgilendirme niteliğindedir. İdari yargıda sürelerin kaçırılması hakkın esasını ortadan kaldırabildiğinden, dava yolunu seçmeden önce dosyanızın bir hukukçu tarafından değerlendirilmesini öneririz.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla