İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Görev, Yetki ve Duruşma: Sulh mü Dava mı?

4 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 3 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İdari bir işlem ya da eylem nedeniyle zarara uğrayan kişinin karşılaştığı ilk sorun tazminatın miktarı değil, dosyanın hangi yargı koluna ve hangi mahkemeye taşınacağıdır. Tam yargı davası, İYUK çerçevesinde yürüyen bu ayrımın en sık hata yapılan alanıdır; yanlış mercie yapılan başvuru çoğu kez dava açma süresinin de tükenmesi anlamına gelir.

Önce Yargı Kolu: İdari mi, Adli mi?

Zararın kaynağı idarenin kamu gücü kullanarak tesis ettiği bir işlem veya yürüttüğü bir hizmetse uyuşmazlık kural olarak idari yargıya aittir. Buna karşılık idarenin özel hukuk kişisi gibi davrandığı ilişkilerde ya da bazı özel kanunların adli yargıyı işaret ettiği hallerde dosya adliyede görülür. Bu tercih, dilekçe yazılmadan önce yapılmalıdır; çünkü görevsizlik kararı sonrası izlenecek yol ve süre yönetimi tamamen değişir.

Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

İdari yargıda yetki kamu düzenindendir ve taraflar sözleşmeyle değiştiremez. Genel kural işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir; ancak taşınmaza, kamu görevlisinin son görev yerine veya hizmetin görüldüğü yere bağlanan özel yetki kuralları bu genel kuralın önüne geçebilir. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacağına ilişkin uyuşmazlıklar ile VUK kapsamındaki tarh ve tahsil işlemleri ise vergi mahkemesinin görev alanındadır. Aynı olaydan hem vergisel hem idari sonuç doğuyorsa dosyanın ikiye ayrılması gerekebilir.

İdari Eylemlerde Ön Başvuru Basamağı

İdari eylemden doğan zararlarda doğrudan dava açmak yerine önce ilgili idareye başvurulması gerekir. Bu adım salt formalite değildir: başvurunun tarihi, konusu ve talep edilen tutarı dava dilekçesinin çerçevesini belirler. Başvuruda hiç dile getirilmemiş bir zarar kalemini sonradan davaya eklemek istendiğinde usuli tartışma çıkabilir. Bu nedenle başvuru metni, zarar kalemlerini ayrı ayrı ve ölçülebilir biçimde sıralamalıdır.

Duruşma Talebinin Stratejik Değeri

İdari yargı dosya üzerinden inceleme esasına dayanır; duruşma istisnadır. Belirli parasal eşiği aşan tam yargı davalarında taraf talebi üzerine duruşma yapılabilir. Duruşma, özellikle bilirkişi raporundaki hesap yönteminin tartışılacağı ya da nedensellik bağının teknik olarak açıklanacağı dosyalarda değerlidir. Talebin dava dilekçesinde açıkça yazılması, sonradan hatırlanmasından daha güvenlidir.

Sulh ile Dava Arasında Karar Vermek

  • İdarenin sulh yetkisinin bulunup bulunmadığı ve hangi makam onayına bağlı olduğu araştırılmalıdır.
  • Sulh görüşmeleri sürerken dava açma süresinin işlemeye devam edip etmediği takvime işlenmelidir.
  • Teklif edilen tutar, faiz ve yargılama gideri kalemleriyle birlikte karşılaştırılmalıdır.
  • Kısmi sulh halinde bakiye alacak için dava hakkının saklı tutulduğu yazılı olarak kayda geçirilmelidir.

Buradaki en somut risk, uzlaşma ihtimaline güvenilerek dava süresinin kaçırılmasıdır. Görüşme masasında geçen haftalar süreyi durdurmaz.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeveyi tanıtmak içindir. Zararın niteliği, idarenin kimliği ve işlem tarihleri sonucu bütünüyle değiştirebileceğinden, dosyanızı açmadan önce bir hukukçuyla birlikte görev ve yetki analizini yapmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla