İçeriğe geç
AC

Ayıplı Hizmette Hakem Heyeti Kararına İtiraz: Mahkeme ve Yetki Analizi

11 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 62 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ayıplı hizmet şikâyetlerinde süreç çoğu zaman tüketici hakem heyeti başvurusuyla başlar; asıl belirsizlik ise karar tebliğ edildikten sonra ortaya çıkar. Karara itiraz nereye yapılır, hangi süre içinde yapılır ve itiraz sonucunda dosya yeniden baştan mı incelenir? Bu rehber, TKHK ve Mesafeli Satış Yönetmeliği ekseninde ayıplı hizmet dosyalarında karara itiraz yolunu görev ve yetki boyutuyla ele alır.

Ayıplı Hizmet Nerede Başlar?

Ayıplı hizmet, sözleşmede kararlaştırılan veya objektif olarak beklenen nitelikleri taşımayan hizmettir. Kurs, konaklama, tadilat, bakım onarım, taşıma ve dijital hizmet abonelikleri bu kapsamda sık görülen örneklerdir. Uzaktan kurulan sözleşmelerde ön bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği ayrıca incelenir; bilgilendirme eksikse tüketicinin cayma hakkına ilişkin değerlendirme de değişir. Talep kurgusu bakımından hizmetin yeniden görülmesi, bedelden indirim, sözleşmeden dönme ve zararın tazmini seçenekleri birbirinden ayrı yazılmalıdır.

Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi?

Uyuşmazlık, ilgili yıl için belirlenen parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden başvuru öncesinde güncel değerin teyit edilmesi şarttır. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar doğrudan tüketici mahkemesinde görülür; tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla dosyaya bakar. Sınır altındaki bir talep için doğrudan dava açılması, dava şartı yokluğu sonucunu doğurabilir.

Karara İtirazın Usulü ve Yetki

Hakem heyeti kararına karşı itiraz, kararı veren heyetin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine yapılır. Başvuru bakımından tüketicinin yerleşim yeri de belirleyici bir ölçüt olduğundan, ilk başvurunun nereye yapıldığı itiraz aşamasındaki yetkiyi de etkiler. İtiraz süresi kararın tebliğinden itibaren işler ve hak düşürücü niteliktedir; bu nedenle tebliğ tarihinin tebligat parçasından doğrulanması gerekir. İtiraz üzerine verilen karar kesin olduğundan, dilekçede bütün itiraz sebeplerinin ilk seferde ve delilleriyle birlikte ileri sürülmesi zorunludur; sonradan tamamlama imkânı fiilen bulunmaz.

Anlaşma Teklifi ile İtiraz Kararı Arasında

Karar tebliğ edildikten sonra karşı taraftan gelen kısmi ödeme veya hizmetin yenilenmesi teklifi, itiraz süresini durdurmaz. En sık yaşanan kayıp, görüşmeler sürerken sürenin dolması ve kesinleşen kararın ardından hiçbir yola başvurulamamasıdır. Bu nedenle görüşme yürütülecekse, itiraz dilekçesi hazır tutulmalı ve teklif yazılı hâle getirilmelidir. Anlaşma sağlanırsa, metinde hizmetin hangi tarihe kadar hangi nitelikte sunulacağı ve eksik ifa hâlinde ne olacağı açıkça belirtilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Hizmetin türü, sözleşmenin kurulma biçimi ve güncel parasal sınırlar sonucu etkileyebileceğinden, süre işlerken dosyanıza özgü profesyonel değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla