İçeriğe geç
AC

Ayıplı Hizmette Hakem Heyeti Kararına İtiraz: Usul Hatası Kontrol Listesi

17 Haziran 2026 Medeni Hukuk 3 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ayıplı hizmet uyuşmazlıklarında dosyanın sonucu çoğu zaman esasa girilmeden belirlenir. Tüketici hakem heyeti kararına itiraz aşamasında yapılan bir usul hatası, hizmetin gerçekten kusurlu olup olmadığı hiç tartışılmadan talebin reddine yol açabilir. Aşağıdaki başlıklar, itiraz öncesinde tek tek işaretlenmesi gereken kontrol noktalarını sıralar.

İtirazdan Önce Dosyanın Fotoğrafını Çekmek

Ayıplı hizmet, ayıplı maldan farklı olarak sonradan yeniden ölçülemeyen bir edimle ilgilidir. Tadilat, kurs, tur, teknik servis veya bakım hizmetlerinde tartışma çoğu kez kusurun varlığından çok, hizmetin hangi standartta taahhüt edildiği noktasında düğümlenir. Bu nedenle itiraz dilekçesi yazılmadan önce üç unsurun yazılı olarak dosyada bulunup bulunmadığı denetlenmelidir: hizmetin kapsamını gösteren sözleşme, teklif veya sipariş kaydı; hizmetin ifa edildiği tarih; ayıbın karşı tarafa bildirildiği tarih ve bildirim yöntemi.

TKHK kapsamında ayıp bildiriminin makul sürede yapılmış olması, karşı tarafın ilk savunması olarak karşınıza çıkar. Bildirim yalnızca telefonla yapılmışsa, çağrı kayıtları tek başına değil; sonrasında gönderilen mesaj, e-posta veya ihtarnameyle birlikte bir tarih zinciri kuracak biçimde sunulmalıdır.

Süre ve Merci: Hak Kaybının İki Ana Kaynağı

Hakem heyeti kararına itiraz, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine yapılır; tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla yürütür. Uygulamada iki hata öne çıkıyor: sürenin tebliğ tarihi yerine kararın öğrenildiği tarihten hesaplanması ve itirazın karar veren heyete yeniden başvuru biçiminde yapılması. İkincisi süreyi durdurmaz ve genellikle geri dönülemez bir kayıp doğurur.

Bir diğer karışıklık kaynağı arabuluculuktur. Hakem heyeti kararına itiraz yolu, doğrudan tüketici mahkemesinde açılan davalar için öngörülen dava şartı arabuluculuk prosedürüne tabi değildir. Bu ayrımı gözden kaçırmak, gereksiz bir arabuluculuk sürecinde itiraz süresinin tüketilmesine neden olur.

Usule Aykırı İşlem Doğuran Tipik Durumlar

  • İtiraz dilekçesinin, kararı veren heyetin bulunduğu yer yerine hizmetin ifa edildiği yer mahkemesine sunulması
  • Tüzel kişi tarafta tebligatın şubeye yapılıp yetkiliye ulaşmaması nedeniyle sürenin fark edilmemesi
  • Vekâletnamenin dilekçe ekinde sunulmaması ve verilen kesin süre içinde tamamlanmaması
  • Karar örneğinin ve tebligat parçasının dilekçeye eklenmemesi
  • Teknik değerlendirme gerektiren iddianın hiç ileri sürülmemesi

Dilekçe Kurgusunda Sıralama

  1. Kararın hangi bölümüne itiraz edildiği belirlenir; kısmi itiraz mümkündür ve talebi daraltmak çoğu kez lehe sonuç verir.
  2. Hizmetin ayıplı olduğu iddiası teknik inceleme gerektiriyorsa bilirkişi talebi açıkça yazılır.
  3. Bedel iadesi, hizmetin yeniden görülmesi veya bedelden indirim seçeneklerinden hangisinin tercih edildiği net biçimde belirtilir.
  4. Karşı tarafın delillerine karşı beyan hakkı saklı tutulur ve delil listesi dilekçeyle birlikte verilir.

Son Kontrol

Tüketici mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Bu nedenle itiraz dilekçesi, sonradan tamamlanabilecek bir taslak gibi değil, ilk ve son yazılı savunma gibi kurgulanmalıdır.

Buradaki çerçeve geneldir; her hizmet sözleşmesinin ayıp rejimi ve ispat yükü değişebilir. Elinizdeki karar ve belgelerle bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız, sürenin işlediği bu aşamada en pratik adımdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla