Satın alınan bir ürün ayıplı çıktığında tüketicinin elinde birden fazla seçim hakkı vardır. Tüketici Kanunu (TKHK) ve Mesafeli Satış Yönetmeliği, hem seçimlik hakları hem de uyuşmazlığın çözüleceği mercii belirler. Bu rehber, ayıplı mal başvurusu ve hakem heyeti kararına itiraz sürecine odaklanır.
Ayıbı Fark Edince Seçimlik Haklar
Tüketici; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değişim haklarından birini kullanabilir. Bu tercih satıcıya açık biçimde bildirilmelidir. Gizli ayıplarda ayıbın sonradan ortaya çıkması, açık ayıplarda ise teslim anındaki muayene önem taşır. Ayıp ihbarının makul sürede ve ispatlanabilir şekilde yapılması, sonraki tüm adımların temelini oluşturur.
Başvuru Merciini Belirlemek
- Uyuşmazlık tutarı belirli sınırların altındaysa tüketici hakem heyeti görevlidir.
- Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür.
- Mesafeli satışta cayma hakkı ile ayıp sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilir.
Delil Olarak Ne Sunulur
Fatura, sipariş ve teslim kayıtları, ürün görselleri, servis raporları ve satıcıyla yapılan yazışmalar başvurunun omurgasını kurar. Ayıbın niteliği teknik ise bilirkişi ya da servis incelemesi belirleyici olur. Mesafeli satışta ayrıca ön bilgilendirme formunun içeriği tartışma konusu olabilir.
Hakem Heyeti Kararına İtiraz
Hakem heyeti kararı taraflardan biri aleyhine çıkarsa, karara karşı belirli süre içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesinde kararın maddi ve hukuki yönden neden hatalı olduğu somut biçimde gösterilmelidir. Sürenin kararın tebliğinden işlediği unutulmamalıdır.
Her ayıp iddiasının teknik ve belgesel yapısı farklıdır. Hangi seçimlik hakkı kullanacağınız ve itiraz süresi konusunda tereddüt yaşarsanız, belgelerinizi bir hukukçuya değerlendirtmeniz yararınıza olur.