İçeriğe geç
AC

Tüketici Hakem Heyetine Başvuruda Süre: On Dört Günlük Cayma ile Karışan Noktalar

6 Nisan 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Tüketici uyuşmazlıklarında en çok karıştırılan iki kavram, cayma hakkının kullanılabileceği süre ile şikâyetin ileri sürülebileceği süredir. TKHK ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği çerçevesinde on dört günlük cayma penceresi geçtiğinde tüketicinin bütün haklarını yitirdiği sanılır; oysa ayıba ve sözleşmeye aykırılığa dayalı talepler bambaşka bir süre rejimine tabidir. Bu rehber, hakem heyeti başvurusunu doğru zamanda ve doğru mercie yapmaya odaklanıyor.

Cayma Hakkı ile Ayıp Bildirimi Aynı Şey Değildir

Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı, gerekçe göstermeksizin sözleşmeden dönme imkânı tanır ve yönetmelikte belirlenen on dört günlük süreye bağlıdır. Ürünün ayıplı çıkması hâlinde ise tüketicinin seçimlik hakları devreye girer; bu haklar cayma süresi geçtikten sonra da kullanılabilir. Başvuru dilekçesinde hangi hukuki temele dayanıldığının açıkça belirtilmesi, heyetin talebi doğru değerlendirmesi bakımından belirleyicidir.

Doğru Mercii Seçmek

Uyuşmazlık tutarına göre başvurunun tüketici hakem heyetine mi yoksa tüketici mahkemesine mi yapılacağı değişir ve bu sınır her yıl yeniden belirlenir. Yanlış mercie yapılan başvuru zaman kaybına yol açar. Başvuru öncesinde şu üç bilgi netleştirilmelidir:

  1. Uyuşmazlığın güncel parasal değeri ve ilgili yıl için geçerli başvuru sınırı.
  2. Tüketicinin yerleşim yeri veya işlemin yapıldığı yer bakımından yetkili heyet.
  3. Karşı tarafın satıcı, sağlayıcı, aracı hizmet sağlayıcı gibi sıfatlarından hangisini taşıdığı.

Delil Dosyasının Kurulması

Hakem heyeti incelemesi dosya üzerinden yürüdüğünden, sunulmayan belge çoğu zaman sonradan telafi edilemez. Sipariş kaydı, fatura, teslim belgesi, satıcıyla yapılan yazışmalar, arıza veya iade talebine ilişkin kayıtlar tek bir ek listesinde toplanmalıdır. Ürün fiziksel olarak incelenecekse, ayıbın görüntülenmesi tarih bilgisiyle birlikte belgelenmelidir.

Karara İtiraz Penceresi

Heyet kararına karşı tüketici mahkemesine itiraz edilebilir ve bu itiraz kararın tebliğinden itibaren işleyen kendi süresine tabidir. Karar lehe çıksa dahi tebligat tarihinin kaydedilmesi gerekir; zira karşı tarafın itiraz ihtimali dosyanın kapanmadığı anlamına gelir. İtiraz dilekçesinde heyet önünde ileri sürülmemiş yeni iddiaların akıbeti tartışmalı olduğundan, ilk başvuruda talebin eksiksiz kurulması önem taşır.

Bu açıklamalar genel bilgi vermeyi amaçlar; sözleşmenin türü, ürünün niteliği ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebilir. Başvuru sınırları ve yetkili merci güncel mevzuat üzerinden teyit edilmelidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla