Türkiye'ye giriş yasağı uygulanan yabancılar için sürecin en zor yanı, çoğu zaman işlemin varlığını ancak sınır kapısında öğrenmeleridir. Yurt dışında bulunan kişiye usulüne uygun bir tebligat yapılamadığında dava açma süresi öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlar; bu tarihin belgelenmesi ise doğrudan davanın kaderini belirler. YUKK ve 5901 sayılı Kanun ekseninde bu alan, ispatı özel bir çabaya dayanan idari uyuşmazlıklardandır.
Önce İşlemin İçeriğini Öğrenmek
Hakkında tahdit kaydı bulunan bir yabancı, çoğu zaman yalnızca girişinin engellendiğini bilir; hangi sebeple ve hangi kod üzerinden işlem yapıldığını bilmez. Dava dilekçesi yazılmadan önce, ilgili idareden bilgi talep edilmesi ve mümkünse işlemin dayandığı gerekçenin öğrenilmesi gerekir. Gerekçe bilinmeden yazılan dilekçe, iddiaları soyut düzeyde bırakır ve idarenin savunmasında ilk kez ortaya çıkan bilgilerle mücadele etmek zorlaşır.
Farklı İşlemler, Farklı Süreler
- Sınır dışı etme kararı: Bu karara karşı idare mahkemesine başvuru için kanunda kısa ve özel bir süre olan yedi gün öngörülmüştür; bu süre kaçırıldığında telafisi çok güçtür.
- Giriş yasağı ve tahdit kaydı: Ayrı bir idari işlem niteliğinde olduğundan, iptali için idari yargıda genel dava açma süresi olan altmış günlük süre içinde başvurulur.
- İkamet izni talebinin reddi: Kendi başına dava konusu edilebilir ve çoğu zaman giriş yasağıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Delil Toplamada Ne İşe Yarar
Giriş yasağı dosyalarında delil, işlemin haksızlığını değil çoğu zaman kişinin Türkiye ile bağını ve orantılılık dengesini gösterir. Türk vatandaşı eş veya çocuk bulunması, uzun süreli ikamet geçmişi, çalışma kaydı, öğrenim durumu, vergi ve prim ödemeleri bu bağı ortaya koyar. Sağlık durumu ya da yasağın aileyi ayıracak nitelikte olması gibi olgular, ölçülülük değerlendirmesinde ayrıca gündeme gelir.
Yürütmenin Durdurulması Neden Baştan İstenmelidir
Yargılama sürerken yasağın etkileri devam ettiğinden, yalnızca iptal talebiyle yetinilmesi çoğu zaman pratik bir sonuç doğurmaz. Yürütmenin durdurulması talebinin dilekçede gerekçelendirilmesi, telafisi güç zararın somut olarak anlatılmasını gerektirir; genel ifadelerle yapılan talepler kolayca reddedilir.
Sık Rastlanan Usul Hataları
- Öğrenme tarihinin belgelenmemesi ve sürenin geçtiği yönündeki savunmanın karşılanamaması
- Yurt dışındaki kişi adına düzenlenen vekâletnamenin usulüne uygun onaylanmaması
- Sınır dışı kararı ile giriş yasağının tek işlem sayılıp tek dilekçeyle ve tek süreyle takip edilmesi
- Vatandaşlık başvurusu sürecinin, devam eden bir idari yargı dosyasından bağımsız yürütülmesi
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Yasağın dayandığı sebep ve kişinin statüsü izlenecek yolu bütünüyle değiştirebilir; kısa süreler nedeniyle vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önerilir.