İçeriğe geç
AC

Giriş Yasağı Kararına Karşı İdari Yargı Yolu: Merci ve Süre Denetimi

23 Mayıs 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Türkiye'ye giriş yasağı, çoğu zaman yabancının ancak sınır kapısında ya da vize başvurusu reddedildiğinde öğrendiği bir idari işlemdir. İşlemin sonradan öğrenilmesi, dava açma süresinin ne zaman başladığı sorusunu dosyanın merkezine taşır. Bu rehber, yasağın hukuken nasıl sorgulanacağını ve hangi mercie başvurulacağını ele alır.

Yasağın Öğrenilmesi ve Bilgi Talebi Adımı

Giriş yasakları idari kayıtlarda kodlanmış biçimde tutulur; kodun türü, yasağın hangi sebebe dayandığını gösterir. Kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığı, vize veya ikamet ihlali gibi sebepler farklı hukuki tartışmalar doğurur. Bu nedenle ilk adım, kişinin kendisine ya da vekiline yasağın dayanağını ve tarihini öğrenmeye yönelik başvurudur. Bu başvuru aynı zamanda "öğrenme tarihi"ni belgeleyerek süre tartışmasında dayanak oluşturur.

İdari Başvuru mu, Doğrudan Dava mı?

6458 sayılı Kanun ve 5901 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerde, idareye yapılacak başvuru her zaman zorunlu bir ön koşul değildir; çoğu işlem için doğrudan iptal davası açılabilir. Ancak idareye yapılan başvurunun cevapsız kalması veya reddedilmesi de dava süresine etki eden ayrı bir rejime tabidir. Burada en sık yapılan hata, idareyle uzun süre yazışıp dava süresinin bu yazışmalar sırasında dolmasıdır. Yazışma ile dava takviminin paralel yürütülmesi gerekir.

Yetkili İdare Mahkemesi Nasıl Belirlenir

İptal davası idare mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme kural olarak dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yere göre saptanır; işlemin merkezî bir birim tarafından tesis edildiği hallerde bu, yabancının Türkiye'de en son bulunduğu ilden farklı olabilir. Yurt dışında bulunan kişiler bakımından vekâletnamenin usulüne uygun düzenlenmesi ve apostil ile tercüme işlemlerinin tamamlanması, dava süresi içinde bitirilmesi gereken pratik bir yüktür.

Sınır Dışı Kararı ile Giriş Yasağı Ayrı Değerlendirilir

Bu iki işlem sık sık birbirine karıştırılır. Sınır dışı etme kararı için kanunda genel idari dava süresinden çok daha kısa ve özel bir başvuru süresi öngörülmüştür; giriş yasağı ise ayrıca tesis edilen bir işlem olarak kendi süresi içinde dava konusu edilir. Sınır dışı kararına karşı süresinde başvurulmuş olması, giriş yasağının da kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Her iki işlem için ayrı talep ve ayrı gerekçe kurulmalıdır.

Yürütmenin Durdurulması Talebinin Yeri

  • Talep dava dilekçesinde açıkça ve ayrı başlık altında yazılmalıdır
  • Telafisi güç zarar iddiası somut verilerle desteklenmelidir: aile birliği, öğrenim, çalışma izni
  • Hukuka aykırılık iddiası, işlemin dayandığı sebeple doğrudan ilişkilendirilmelidir
  • Ret kararına karşı itiraz yolu ve süresi ayrıca takip edilmelidir

Yukarıdakiler genel bilgi niteliğindedir. Yasağın dayanağı ve kişinin statüsü izlenecek yolu değiştirebileceğinden, kısa süreler dolmadan hukuki değerlendirme alınması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla