İçeriğe geç
AC

Giriş Yasağı ve Ret Kararında Dava Süresi Tuzağı: 7 Gün mü, 60 Gün mü?

24 Mayıs 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Yabancılar hukukunda hak kaybının en yaygın nedeni, bütün idari kararların aynı dava süresine tabi sanılmasıdır. Oysa sınır dışı etme kararı ile vize veya ikamet izni ret kararı farklı sürelere ve farklı mahkeme yollarına tabidir. Bu rehber, ret kararını elinize aldığınız andan itibaren doğru takvimi kurmanızı hedefler.

Karar Türünü Doğru Okuyun

  • Sınır dışı etme kararı: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur; mahkeme kısa sürede karar verir ve bu karar kesindir.
  • Vize, ikamet veya çalışma izni ret kararı: İdari Yargılama Usulü Kanunundaki genel altmış günlük dava açma süresi uygulanır.
  • Türkiye'ye giriş yasağı: Kararın dayanağı ve süresi tahdit kaydında görünür; iptal talebi genel idari dava usulüne tabidir.
  • Vatandaşlık başvurusunun reddi: 5901 sayılı Kanun kapsamındaki işleme karşı idari yargı yolu açıktır.

Tebligat Tarihi Neden Bu Kadar Önemli?

Süre, kararın usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği günü izleyen günden başlar. Yabancının yurt dışında olması, adres beyanının güncel olmaması veya kararın vekile tebliğ edilmesi gibi durumlarda başlangıç tarihi tartışmalı hale gelebilir. Bu nedenle tebliğ evrakının fotoğrafı, zarf üzerindeki şerh ve varsa elektronik bildirim kaydı ilk günden itibaren saklanmalıdır.

Dava Öncesi İdari Başvuru Yapmalı mı?

  1. İdari başvuru, tahdit kodunun idari yoldan kaldırılabildiği hallerde hızlı sonuç verebilir.
  2. Ancak başvurunun dava süresini her durumda yeniden başlatmayacağı unutulmamalıdır.
  3. Bu nedenle idari başvuru ile dava takvimi paralel yürütülmeli, süre sonu ayrıca not edilmelidir.
  4. Yürütmenin durdurulması talebi, sınır dışı riski bulunan dosyalarda dilekçede mutlaka yer almalıdır.

Dosyayı Güçlendiren Belgeler

Aile bağı, Türkiye'deki eğitim veya çalışma geçmişi, sağlık durumu, uluslararası koruma talebi ve varsa adli sicil kaydının temizliği, kararın orantılılığı tartışmasında belirleyici olur. Kararın gerekçesinde yer alan somut olay ile sunulan belgeler arasında birebir eşleşme kurulmalıdır; genel ifadelerle hazırlanan dilekçeler çoğu zaman sonuç doğurmaz.

Burada Uzlaşma Değil, Aşama Seçimi Vardır

İdari uyuşmazlıkta klasik anlamda bir uzlaşma masası bulunmaz. Karar, idari kanaldan çözüm aramak ile doğrudan iptal davası açmak arasındadır. Kısa süreli ve düzeltilebilir bir eksiklikten kaynaklanan ret için idari kanal makul olabilirken, güvenlik gerekçeli tahditlerde yargı yolu genellikle tek etkili yoldur.

Bu açıklamalar genel niteliktedir. Kararın türü ve tebliğ tarihi süreyi tümüyle değiştirebileceğinden, kararı aldığınız gün bir hukukçuya danışmanız gecikmeden hareket etmenizi sağlar.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla