Giriş yasağı (tahdit) kaydı, çoğu zaman kişiye önceden bildirilmez; sınır kapısında ya da vize başvurusu reddedildiğinde öğrenilir. YUKK ve 5901 sayılı Kanun ekseninde yürüyen bu uyuşmazlıklarda asıl sorun genellikle yasağın haklı olup olmadığı değil, itiraz ve dava süresinin fark edilmeden tükenmesidir.
Yasağın süresi ile başvuru süresi karıştırılmamalı
İki farklı süre vardır ve birbirine karıştırıldığında hak kaybı doğar. Birincisi, yasağın kendisinin kaç yıl süreceğidir. İkincisi, bu idari işleme karşı yargı yoluna gitmek için tanınan süredir. Yasağın uzun süreli olması, ona karşı istediğiniz zaman dava açabileceğiniz anlamına gelmez; dava süresi işlemin öğrenilmesi veya tebliği ile işlemeye başlar ve bağımsız işler.
Öğrenme anını belgeye dönüştürmek
Yurt dışında bulunan bir kişi için tebligat çoğu zaman gecikir veya hiç ulaşmaz. Bu durumda sürenin başlangıcı fiilî öğrenme anına bağlanır. Bu anı belgelemek için:
- Havalimanı veya sınır kapısında düzenlenen tutanağın bir örneği talep edilmelidir.
- Konsolosluk ret yazısı, tarihiyle birlikte saklanmalıdır.
- Elektronik sistem üzerinden alınan sorgu çıktısının ekran kaydı tarih damgasıyla korunmalıdır.
- Yakınlar aracılığıyla öğrenilmişse, bu bilginin ulaştığı tarih yazılı olarak not edilmelidir.
Yurt dışındayken süreci yürütmenin usulü
Ülkeye giremeyen kişi, işlemleri Türkiye'deki bir vekil aracılığıyla yürütür. Burada gözden kaçan nokta vekâletnamenin hazırlanma süresidir: konsoloslukta düzenlenen ya da apostilli vekâletnamenin ulaşması günler alabilir. Dava süresi bu bekleme boyunca durmaz. Bu nedenle vekâletname işlemi, yasağın öğrenildiği günün ertesinde başlatılmalıdır.
Yasağın dayanağını doğru okumak
Tahdit kayıtları farklı sebeplere dayanabilir: vize veya ikamet ihlali, kamu düzeni gerekçesi, sağlık veya kamu güvenliği değerlendirmesi, sınır dışı kararının sonucu olarak konulan kayıt. Her sebep farklı bir savunma kurgusu gerektirir. İhlale dayalı kayıtlarda ödenmemiş harç ve cezaların tamamlanması dosyayı doğrudan güçlendirirken, kamu düzeni gerekçeli kayıtlarda kişinin Türkiye'deki bağları, aile birliği ve ekonomik durumu ön plana çıkar.
Süre geçtiyse yapılabilecekler
- Kaydın kaldırılması veya kısaltılması için idareye yeni belgelerle başvurulur.
- Yasağın dayandığı olgu ortadan kalkmışsa (borç ödendi, ihlal giderildi) bu durum belgelenir.
- Aile birliği veya öğrenim gibi yeni bir hukuki durum doğmuşsa, bu yeni başvuruya dayanak yapılır.
- Ret cevabı alındığında, yeni işlem için süre yeniden işlemeye başlar; bu cevabın tebliğ tarihi mutlaka kayda geçirilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Tahdit kodunun türü, kişinin ikamet geçmişi ve ailevi bağları sonucu değiştirebileceğinden, kendi durumunuza ilişkin adımları belgelerinizi inceleyen bir hukukçuyla birlikte planlamanız önerilir.