İkamet izni başvurusunun reddi, YUKK kapsamında tesis edilmiş bir idari işlemdir ve iptali için idari yargıya başvurulur. Uygulamada dosyaların önemli bir bölümü esastan değil, yanlış yer mahkemesine başvurulması veya sürenin kaçırılması nedeniyle sonuçsuz kalır. Bu rehber, ret kararı sonrası izlenecek rotayı ele alır.
Kararı Veren Makam Yetkiyi Belirler
İdari yargıda yetki kamu düzenindendir ve taraf iradesiyle değiştirilemez. Kural olarak işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. İkamet izni işlemlerinde bu merci genellikle ilgili valilik bünyesindeki il göç idaresi müdürlüğüdür; dolayısıyla başvurunun yapıldığı il, yetkiyi doğrudan etkiler. Yabancının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetki bakımından farklı bir çözüm gündeme gelebileceğinden, dilekçe hazırlanmadan önce bu husus netleştirilmelidir.
Ret ile Sınır Dışı Kararını Ayırın
İkamet izni talebinin reddi ile sınır dışı etme kararı ayrı işlemlerdir ve ayrı süre rejimlerine tabidir. YUKK, sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine yapılacak başvuru için çok kısa bir süre öngörür ve bu davada verilen karar kesindir. İkamet izni reddine karşı ise İYUK'un genel dava açma süresi işler. Aynı tebligat zarfında birden fazla işlem bildirilmişse, her biri için ayrı takvim kurulmalıdır.
Sürenin Başlangıcı ve Tebligat
Dava açma süresi, işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlar. Yabancılar bakımından tebligatın kime yapıldığı sıkça tartışma konusu olur. Şunlar kontrol edilmelidir:
- Tebligatın beyan edilen adrese mi yoksa sisteme kayıtlı adrese mi yapıldığı,
- Varsa yasal temsilci veya vekile bildirim yapılıp yapılmadığı,
- Elektronik bildirim kullanılmışsa erişim tarihinin kaydı.
Yürütmenin Durdurulması Talebinin Yeri
İptal davası açılırken yürütmenin durdurulması talebi de aynı dilekçede ileri sürülür; bunun için ayrı bir başvuru yolu yoktur. Talebin kabulü, işlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte değerlendirilmesine bağlıdır. Bu nedenle dilekçede yalnızca hukuka aykırılık değil, somut ve kişisel zarar da açıklanmalıdır.
Vatandaşlık Başvurusunda Farklılaşan Rota
5901 sayılı Kanun kapsamındaki vatandaşlık başvurularının reddi de idari işlem niteliğindedir ve idari yargıda dava konusu edilir; ancak işlemi tesis eden merciin farklı olması nedeniyle yetkili mahkeme, ikamet izni dosyalarındakinden farklı çıkabilir. İki başvurunun süreçleri birbirine bağlı görünse de usul bakımından ayrı yürütülmelidir.
Bu rehber genel bilgilendirme amacı taşır; ret gerekçesi, ikamet izni türü ve başvurucunun statüsü sonucu değiştirebilir. Süreler kısa olduğundan, ret kararını tebliğ aldığınız gün dosyanızı hukuken değerlendirmeniz yerinde olacaktır.