KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2009/3370 E., 2010/3681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2010
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
İşlemiş olduğu suçu gizlemek, delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve de kendisini cezadan kurtarmak maksadıyla polis memurları ..., ... ile ...'yı öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ün bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/05/2008 gün ve 01/97 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen İçişleri Bakanlığı adına hazine vekilinin davaya katılmasına dair verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyize yetki vermeyeceğinden, Hazine vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 765 sayılı TCK.nun 68-77 maddelerindeki ilkelere göre cezalarının toplanmasına ilişkin kararların infaz aşamasında verilmesi mümkün görülmekle tebliğnamedeki içtima kararı verilmesi gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktuller...,... ve ...’a karşı nitelikli adam öldürme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden;
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2009/3370, K. 2010/3681, 18 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama