KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2009/3670 E., 2010/8502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ...'ı kasten öldürmekten, ...'i kasten öldürmeye teşebbüsten, ...'yı kasten yaralamaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin (KONYA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.05.2008 ... ve 102/117 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nun 29 maddesinin uygulanması sırasında “9 yıl” yerine “8 yıl” ve bunun neticesi olarak aynı kanunun 62 maddesinin uygulanması ile “7 yıl 6 ay hapis“ yerine “6 yıl 8 ay“ hapis cezası verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın maktüller ... ve ...’i öldürme, mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'yı olası kast ile yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, maktül ... ve mağdur ...’ya yönelik suçlarda takdiri cezayı azaltıcı, maktül ... ve mağdur ...’a yönelik suçlarda cezayı azaltıcı tahrike ve takdire ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar ..., ...,
... ve ... hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, bozmaya uyularak verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin TCK’nun 25 ve 27.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2009/3670, K. 2010/8502, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama