KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2009/5268 E., 2010/1647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
...'i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/12/2008 gün ve 259/528 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanığın, mağduru tabanca ile ateş ederek karın bölgesinden batına nafiz, karaciğerde ve böbrekte yaralanma oluşturacak ve yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı olayda, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl arasında hapis cezası öngören 35.maddesi uygulamasında üst sınıra yakın ceza tayini yerine yazılı şekilde 12 yıl cezaya hükmedilerek eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede, suçun sübut bulmadığına, eksik incelemeye, haksız tahrikin varlığına, suç vasfına, tanık beyanlarının yanlı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine 22/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
22/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii avukat ... 'in yokluğunda 25/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2009/5268, K. 2010/1647, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama