İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/8031 K.2011/8079

Eşi H.. K..'yı öldürmekten sanık A.. K..'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (ELMALI) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13/01/2009 gün ve 141/03 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile…

Esas2009/8031Karar2011/8079Tarih20 Aralık 2011Okuma7 dk · 1.390 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2009/8031 E., 2011/8079 K.·Tebliğname : 1-B/09/201855

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2011
Mahkemesi
ELMALI Ağır Ceza Mahkemesi
Tarih ve no
13/01/2009 - 141/03
Suç
Öldürmek
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.390 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Eşi H.. K..'yı öldürmekten sanık A.. K..'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (ELMALI) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13/01/2009 gün ve 141/03 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdire ilişen sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına yönelen, katılanların bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; Ancak;

Oluşa ve dosya içeriğine göre; maktulün, rızası olmaksızın kaçırarak evlendiği ve suç tarihi itibariyle ayrı yaşadığı eşi sanığa yönelik olaydan önceki tarihlerde zaman zaman etkili eylemde bulunarak sinkaflı küfürler ettiği ve tekrar kaçıracağı yönünde sanığın da haberdar olduğu sözleri bulunduğu, sanığın açtığı boşanma davasının suç tarihinden önce 31.07.2007 tarihinde karara bağlandığı ancak, suç tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği, sanığın olay tarihinde köydeki babasının evinde kaldığı,

olay günü saat 16.20 sıraları diğer aile bireylerinin evde bulunmadığı bir anda maktulün eve geldiğini gören sanığın hemen içeri girerek evin giriş kapısını kilitlediği, kapıyı açmak için zorlayan maktulün ön kapıyı açamaması üzerine bu kez evin arkasındaki muhkem olmayan kapıya yönelerek açmaya çalıştığı, sanığın bu sırada evdeki babasına ait av tüfeğini eline alarak odada beklemeye başladığı,

maktulün evin arka kapısını zorlayarak açmak suretiyle eve girdiği ve odaları gezerek aradığı sırada evin koridorunda sanıkla karşılaştığı, sanığın üzerine gelmemesi konusundaki uyarısına rağmen üzerine gelmeye devam etmesi üzerine av tüfeğiyle maktule iki el ateş ettiği, yüz ve göğüs bölgelerinden saçma isabeti alan maktulün iç organ harabiyeti ve büyük damar harabiyetinden gelişen kanama sonucu hayatını kaybettiği olayda;

Sanığın kendi nefsine yönelik gerçekleşen ve tekrarı muhakkak olan haksız saldırı karşısında kendisini korumak kastıyla mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş nedeniyle meşru savunmada sınırın aşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 27/2 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine, tahrik altında eşini kasten öldürme suçundan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,

Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal tahliyesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Sayın Üye Mustafa Şahin'in hükmün onanması yönündeki karşı oyu ve oyçokluğu ile 20/12/2011 gününde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

OLAYIN OLUŞUM BİÇİMİ

Maktul H.. K.. ile sanık A.. K.. evli iken şiddetli geçimsizlik nedeniyle 31.07.2007 tarihinde boşanmışlardır. Boşanma gerekçelerinde tarafların anlaşamadıklarını, ortak yaşamın çekilmez hal aldığını, evlilik birliğini sürdüremeyecekleri gerekçesiyle ortak iradeleri sonucu boşanma olgusu gerçekleşmiştir. Tarafların, 1999 doğumlu Gazi isimli çocukları bulunmaktadır.

Boşanmadan önce karı-koca yalnız başına çadır evde yaşayarak, küçük baş hayvancılıkla geçimlerini sağlamaktadırlar.

Boşanma kararı verildikten sonra davalı maktul Halil eşiyle birleşmek için aracılar gönderdiği, sanık Ayşe’nin barışma önerilerini rıza göstermediği, gelen aracılara kesin kararını bildirdikten sonra; bu kez koca Halil, karısıyla barışmak saikiyle karısının kaldığı baba evine silahsız (herhangi bir kesici, yaralayıcı, bereleyici alet vesaire almaksızın) tek başına gündüzleyin sanığın bulunduğu köydeki konuta gelir.

Sanığın anlatımlarına göre; maktulün geldiğini fark edince eve girip kapıyı kapatır. Ön kapının kapalı olduğunu gören maktul bu kez konutun arka kapısından tuğlasını ittirmek suretiyle (kilitli olmayan) içeri girer. Girdikten sonra eşine tekrar birleşmek, birlikte yaşamak ve kendisiyle birlikte gitme önerisinde bulunur.

Sanık eş, bu talebi kabul etmeyerek, maktulün kendisinden uzak durmasını söyleyerek, elindeki av tüfeğini maktule doğrultarak “üzerime gelirsen ateş ederim”, bu duruma inanmayan, eşinin kendisini vuramayacağını düşünen maktul, bir adım atar atmaz sanığın av tüfeği ile ateş ederek göğüs nahiyesine vurduğu, ikinci bir adımını attığında da bu kez kafasına ateş ederek yaklaşık 2 metre mesafeden maktulün öldüğü tartışma dışıdır.

Eylemin işlendiği tarihte, taraflar, Medeni Yasa hükümlerine göre resmi evlidirler. Sanık resmi nikahlı kocasını kasten öldürmüştür.

OLUŞUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sanık Ayşe, boşanmadan önce; 16.06.2007 tarihinde, ortak keçilerin paylaşılmasında sorun yaşamıştır. Maktul koca keçilerin tamamını satarak uhtesine geçirmiştir. Mal paylaşımı da eşler arasında boşanma öncesi sorun yaşanmıştır. Olayı birebir gören tanık bulunmadığından; olayın oluşum biçimi, maddi kanıtlar, olay öncesi ilişkiler ve sanığın aşamalı savunmaları çerçevesinde tespiti zorunludur.

Sanık Ayşe, Cumhuriyet Savcılığında alınan savunmalarında: “ maktulün eve doğru geldiğini görünce içeri girip kapıyı kapattığını, konuşmadığını “beni kaçırır yada kötü bir şey yapar” düşüncesiyle eve kapandığını, maktulün ön kapıyı zorlayıp açamadığını, sonra evin arka tarafında bulunan kilitli olmayan, üzerinde basit bir mandal bulunan kapıyı açarak içeri girdiğini, üzerine doğru gelen maktulün kendisine “GEL BENİMLE” dediğini, kendisinin de “OLMAZ” diye karşılık verdiğini, bu kez maktulün” GELMEZSEN SENİ KAÇIRIRIM” biçiminde karşılıklı konuşmalarının olduğunu,

kendisine doğru gelen maktule “üzerime gelme” diye doğrulttuğu tüfeği ateş edeceğini, ikaz ettiğini, bir adım atınca maktule bir el ateş ettiğini, ikinci bir adım daha atınca ikinci kez ateş edip maktulün vurulup düştüğünü, vurulma noktasıyla ateş noktası arasında yaklaşık 2 metre olduğunu,

Evliliklerinin anlaşarak, birbirlerini severek gerçekleştiğini, babasının evlenmelerine karşı çıkması nedeniyle rıza ile kaçarak daha sonra ailenin onayıyla resmi nikah kıydıklarını, sonra anlaşmazlığın baş gösterdiğini, maktulün kendisine kötü davrandığını;”

Sanığın ağır ceza mahkemesindeki savunmalarında; benzer açıklamada bulunarak, karşılıklı konuşma ile ilgili; “SENİ ZORLA DAĞA KALDIRACAĞIM, SANA TECAVÜZ EDECEM, BU DUYULURSA SENİ KİMSE İSTEMEZ, KİMSEYLE EVLENEMEZSİN, GEREKİRSE SENİ ÖLDÜRECEM” biçiminde açıklamalarda bulunmuştur.”

Dosyada dinlenen tüm tanıkların birbirini doğrulayan anlatımlarında; maktulün sanık eşine hakaret ettiği, kötü davrandığı, sürekli alkol aldığı, ortak çadırlarına içki alemleri tertip ettiği yolundaki sanık çelişkili anlatımlarının doğru olmadığını ifade etmişlerdir.

Görüldüğü gibi; sanığın, gerek C.Savcısında, gerekse içeriksiz sorgu hakimliğindeki anlatımlarıyla, ağır ceza mahkemesindeki anlatımları birebir örtüşmemektedir. Sözcükler karşılaştırıldığında savunmaların çelişkili olduğu, işlenen fiilin yasal savunmaya zemin hazırlamak amacıyla geliştirilen ve değiştirilen anlatımları içerdiği açıktır. Evin arka kapısının içerden mandalı olduğunu, zorlayarak girildiği sanıkça ileri sürülmüş ise de; kolluğun düzenlediği tutanakta ise sadece kapının arkasında bir tuğla konulduğu, ittirilince açıldığı biçimindedir. Burada da sanık gerçeği söylememektedir. Sanığın maktulle ilgili söylediği tüm suçlayıcı beyan ve isnatların doğru olmadığı dosyalardaki kanıtlarla sabit olmuştur.

Bu somut verilerden hareketle; maktulün boşandığı, henüz hükmün kesinleşmediği bir aşamada, eşiyle birleşmek için yeminli dinlenen tanıkların sanığa gönderildiği, sanığın barışma tekliflerini geri çevirdiği, maktulün, sanık eşiyle evliliği sürdürme düşünce ve arzusunda olduğunun somut göstergesidir. Maktul sürekli bir arayış ve çırpınış içerisinde, eşiyle yaşamı birleştirmek ve sürdürmek arzusundadır. Maktulün, hiçbir olumsuzluğu bulunmamaktadır.

Maktulün, sanığın bulunduğu eve gündüzleyin silahsız biçimde gelişinin amacı da; karısıyla tekrardan birleşmek ve barışmak içindir. Gündüzlerin kaçırmak için maktulün hiçbir hazırlığı bulunmamaktadır. Arabası yoktur, yardım edeni yoktur. Olayların gelişiminde ve oluşum biçiminde maktulün kaçırma zemininde olmadığı açıkça kendini göstermektedir.

Maktul, tamamen sanığın ikna ederek, tekrar evine götürmek için geldiği ve o düşünceyle hareket ettiği, dış aleme yansımaktadır.

Bilindiği gibi; fail, ağır ve haksız bir saldırıya maruz kalması ve saldırıda kurtulmak için savunmada bulunması gerekmektedir. Saldırıya uğrayan hak ile savunma arasında adil ve makul bir dengenin bulunması zorunludur. Meşru savunmada sınırın aşılması; fail, bakımından mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi gerekmektedir.

Somut olayımızda; eline çift gözlü av tüfeğini önceden doldurarak, gelecek kişiye karşı doğrultacak biçimde hazır bekleyen fail de, öldürme iradesinin önceden tezahür ettiğinin ve hazırlığının yapıldığını bize göstermektedir.

Silahsız, saldırı belirtisi olmaksızın, yalın biçimde gelen resmi nikahlı kocasını, henüz hiçbir saldırı olmadan, taciz edici bir davranışı bulunmadan kendisini götürmek isteyen, birleşmesini isteyen, maktul kocasına 2 metrelik mesafeden peşpeşe göğüs ve kafa gibi yaşamsal tehlike yaratan bölgelere ateş ederek öldürmede; sanığın, kastının öldürmeye yönelik olduğu, yasal savunma sınırının aşılmasının sözkonusu olmadığı, dosya içeriği itibariyle anlaşılmaktadır.

Sanığın öldürücü olmayan maktulün vücut bölgelerine ateş etme imkanı varken, bu yolu hiç denemeyerek, doğrudan doğruya belirtilen bölgelere tereddütsüzce ateş ederek kocasını öldürerek, ona duyulan öfke, kin veya nefret duyguları altında hareket ettiğinin göstergesidir. Olayda, zaruret sınırının aşılmasından sözetmek mümkün değildir.

Somut olayda; 5237 sayılı TCK.nun 27/2 maddesinde öngörülen korku, panik yada heyecan gibi nedenlerle; yasal sınırın aşılmasının koşulları mevcut değildir. Konuta izinsiz girilmesi, konutu terk etmesini istemesine rağmen konuttan çıkmaması, ancak; sanık eş yararına ayrı yaşama hakkını kazandığından, aynı kanunun 29/1 maddesinde öngörülen haksız tahrik hususunun sanık yararına uygulanması sözkonusudur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan değerlendirmeler uyarınca; yerel mahkemenin, sanık eş Ayşe hakkında 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d, 29, 62 maddeleri gereğince; haksız tahrik altında resmi nikahlı eşini öldürmek suçundan verilen mahkumiyet kararının hukuki nitelendirmesinin, kanıtlarla uyumlu olması yönündeki onama isteyen Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesine katılmamak mümkün değildir. Bu itibarla; sayın çoğunluğun, sanığın, resmi nikahlı kocasını korku, panik yada heyecan gibi nedenlere dayalı olarak meşru savunma sınırının aşılması suretiyle öldürmek suçundan TCK.nun 27/2 maddesi sanığa ceza verilmesine yer olmadığına yönelik düşüncesine katılmıyorum.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2009/8031, K. 2011/8079, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Karşı Oy Gerekçesi
  5. Olayın Oluşum Biçimi
  6. Oluşumun Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2009/8031
Karar No
2011/8079
Tarih
20 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/8034 K.2011/18217
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/8109 K.2011/8636
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/8133 K.2011/8049
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/8226 K.2011/17823
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/8227 K.2011/17821
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/8228 K.2011/17830

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.