KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2009/8901 E., 2010/372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2010
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
...'i kasten birlikte öldürmekten sanıklar ... ile ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (İSKENDERUN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2007 gün ve 367/37 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta, ağır haksız tahrik hükmü ile 647 sayılı yasanın lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanın suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre.
Olay tarihi olan 04.06.1995 günü askeri birlikte koğuş kaldırma nedeniyle çıkan kavgaya karışan sanık ...’ın yumrukla, sanık ...’in ise yumrukla ve piyade tüfeğinin dipçiği ile vurmaları sonucu burun kökünde 2x0,5 cm, üst dudak solunda 0,5x1 cm, sol burun kanadında 0,5x1 cm, sağ kulak memesinde 0,5x0,5 cm. ebatlarında künt travmatik sıyrık alanları, yüzünün sağ zigomatik bölümünde 3x0 cm, sağ lomber bölgede 7x1 cm. ebatlarında künt travmatik ekimozlar oluşacak şekilde yaralanan maktulün, revire götürüldüğünde öldüğünün anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulu’nun 03.01.1996 tarih ve 11 sayılı raporunda;
kişinin harici bir travmaya maruz kaldığı, bu lezyonların bizatihi öldürücü nitelikte olmadığı, ancak travma ile ölüm arasında geçen süre dikkate alındığında, ölümün travma nedeniyle gelişen nörohumoral değişikliklere bağlı akciğer ve beyin ödeminden meydana gelmiş olacağı, kişide bulunan bünyesel faktörlerin ölümü kolaylaştırdığının belirtildiği olayda;
Maktulde travma sonucu oluşan lezyonlar ile ilgili 5237 Sayılı TCK.nun 86. maddesi kapsamında rapor alınarak sonucuna göre; a-) Yaralanma 5237 sayılı TCK.nun 86/1 maddesi kapsamında kaldığı takdirde, 5237 sayılı TCK.nun 23. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 87/4 maddesi uyarınca Kasten Yaralama Sonucunda Ölüme Neden Olma suçu esas alınarak lehe yasa karşılaştırması yapılması,
b-)Yaralanma 5237 sayılı TCK.nun 86/2. maddesi kapsamında kaldığı takdirde ise, sanıkların maktuldeki mevcut bünyesel faktörlerin varlığını önceden bilip bilmedikleri hususu araştırılarak; bildikleri takdirde 5237 Sayılı TCK.nun 22/3 ve 86/2 maddeleri delaletiyle 85/1. maddesi uyarınca Bilinçli Taksirle Ölüme Neden Olma, bilmedikleri takdirde ise 5237 Sayılı TCK.nun 22/2 ve 86/2. maddeleri delaletiyle 85/1. maddesi uyarınca Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan cezalandırılmaları gerektiği düşünülmeksizin.
5237 sayılı TCK.nun 86. maddesi kapsamında rapor alınmadan aynı yasanın 87/4. maddesi esas alınarak lehe yasa karşılaştırması yapılması ve 765 sayılı TCK.nun lehe olduğunun kabulü ile aynı yasanın 64/1,448 maddeleri yollamasıyla 452/2,59/2 ve 31. maddeleri uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2009/8901, K. 2010/372, 27 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama