İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/1423 K.2010/2380

Adam öldürmeye teşebbüs suçundan sanık H.. K.. hakkında yapılan yargılama sonunda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 23/3. maddesi uyarınca sanık hakkında 5 yıllık denetimli…

Esas2010/1423Karar2010/2380Tarih14 Nisan 2010Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2010/1423 E., 2010/2380 K.·Tebliğname : 1-B/2010/35976 Yargıtayilamı (K Anunyararınabozmaistem İ)

Karar tarihi
14 Nisan 2010
Mahkemesi
Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi ve no
2005/108 -123
Suç
Adam öldürmeye teşebbüs
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Adam öldürmeye teşebbüs suçundan sanık H.. K.. hakkında yapılan yargılama sonunda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanun’un 23/3. maddesi uyarınca sanık hakkında 5 yıllık denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2005 tarihli ve 2005/108-123 sayılı kararını kapsayan örnek dosya incelendi.

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde yer alan “sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek,

Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11/02/2010 gün ve 1293/8551 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/02/2010 tarih ve 35976 sayılı tebliğnamesine bağlı dava dosyası Dairemize gönderilmekle okundu; gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI:

Uyuşmazlık, Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2005 tarih ve 2005/108-123 esas ve karar sayılı ilamı ile; adam öldürmeye teşebbüs suçundan sanık H.. K.. hakkında yapılan yargılama sonunda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması biçimdeki ceza hükmü içermeyen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine uygunluk taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.

2- HUKUKSAL DEĞERLENDİRME;

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak da isimlendirilen yasa yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları 5275 sayılı CMK.nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Yasanın 309. maddesinde Adalet Bakanlığı’na, 310. maddesinde ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanınan bu yetki, hakim veya mahkemelerce verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılığı gidermeyi amaçlayan olağanüstü bir yasa yoludur.

Bu biçimde kesinleşmiş bir karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir.

Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay Ceza Dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2008 tarih ve 346/25, 03.02.2009 tarih ve 250/13 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip olup, bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında "sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu,

denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY.nın 223. Maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Müessesenin yargılama yasasında düzenlenmiş bulunması da onun karma niteliğini değiştirmez" şeklinde açıkça vurgulanmıştır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları;

a) Suça ilişkin koşullar;

1- Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.

2- Suç, Anayasa’nın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkilap Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.

3- 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlardan ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.

b) Sanığa ilişkin koşullar;

1- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,

2- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,

3- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,

Gerekmektedir.

Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı başvurulacak yasa yolu, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince, geri bırakılma kararına yönelik yasa yolu itirazdır.

İtiraz mercii evrak üzerinde sınırlı inceleme yapacaktır. Hükmün açıklanmasına ilişkin öngörülen koşulların olayda bulunup bulunmadığını inceleyebilecektir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesinin (değişiklikten önceki hali itibariyle) sanık çocuk tarafından işlenen suçlardan dolayı hükmolunan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyetlerde, maddedeki diğer objektif ve subjektif koşulların bulunması halinde hükmün açıklanmasına mahkemece karar verilebilecektir. 5560 sayılı Yasanın 40. maddesiyle değiştirilen 23. madde ve 5271 sayılı Yasanın 231. maddenin ilk hali ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 231 madde hükümleri suç tarihi itibariyle sanık çocuk yararına hükümler taşımamaktadır.

Hükmün verildiği 07/12/2005 tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden çocuk sanık yararına olan yasa, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki halidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesi 07/12/2005 tarih ve 2005/108-123 esas ve karar sayılı ilamının kısa kararında; “sanık H.. K..’un üzerine atılı adam öldürmeye teşebbüs suçundan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bıkarılmasına,” ibaresini kullanmıştır.

5271 sayılı CMK.nun 232/6 maddesinde, “hüküm fıkrasında, aynı yasanın 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğu, UYGULANAN KANUN MADDELERİ, VERİLEN CEZA MİKTARININ, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağı bulunup bulunmadığının, başvurma olanağı var ise süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.

Kanun yararına bozmaya konu edilen Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2005 tarihli ve 2005/108-123 sayılı kararı bu yönüyle hüküm niteliğinden yoksundur.

Bu nedenlerle;

İtiraz yoluna gidilmeksizin kesinleşen ve “hüküm niteliğini” taşımayan anılan kararın 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca “kanun yararına bozulmasına” karar vermek gerekmiştir.

3- SONUÇ VE KARAR;

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2005 tarihli 2005/108-123 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. Maddesi uyarınca kanun yararına (BOZULMASINA), diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 14.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/1423, K. 2010/2380, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2010/1423
Karar No
2010/2380
Tarih
14 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/1424 K.2010/4953
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/1424 K.2010/2703
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/1425 K.2010/6794
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/1425 K.2010/4587
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/1425 K.2010/5194
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/1426 K.2010/5812

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.