KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2010/6772 E., 2011/6093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
...'yi kasten öldürmeye teşebbüsten sanıklar ... ile ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/04/2009 gün ve 191/111 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanıklar müdafiinin zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarını temyizde hukuki menfaatleri bulunmadığından bu hükümlere yönelik temyiz taleplerinin CMUK.nun 317.maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2) Sanıklardan ...'in ve Hıfzullah'ın Ağır Ceza Mahkemesindeki sorgularının 29/11/2009 tarihinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 135.maddesine göre yapılması; aynı yasanın 138.maddesinde müdafii seçebilecek durumda olmadığını beyan eden sanığın talebi halinde baro tarafından kendisine bir müdafii tayin edileceğinin belirtilmesi, oysa sanıkların bu yolda bir beyan ve talebinin bulunmaması.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden sonra kendilerine müdafii atanmış olması, hükmün usulüne uygun olarak atanmış müdafii huzurunda verilmiş olması, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/2.maddesine göre "Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girmesinden önce soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış işlem ve kararların geçerliliklerini sürdüreceğinin "belirtilmiş olması karşısında; tebliğnamedeki sorguların müdafii huzurunda yapılmadığından bahisle bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/6772, K. 2011/6093, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama