KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2010/7110 E., 2011/3047 K.·Tebliğname : 1-B/2010/259097
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
...'u kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne, diğer sanıklar ... ile ...'nın ayrı ayrı beraatlerine ilişkin (AKSARAY) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05/02/2010 gün ve 168/17 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık ... müdafiinin 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda, 05/02/2010 tarihinde yüzüne karşı verilen kararı yasal süre olan bir haftalık süre dolduktan sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu suçtan yasal süresinden sonra olan temyiz isteminin CMUK.nun 310 ve 317 maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir. 2-İddianamedeki anlatım ve sevke göre, sanık ... hakkında "kasten yaralama" suçundan açılmış bir dava bulunmayıp, hakkında dava zamanaşımı süresi içerisinde bu suçtan dava açılması mümkün görüldüğünden, tebliğnamedeki bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin maktul ...'i kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliğini tayin, takdire ve bozma nedeni dışında tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında kasten öldürmeye azmettirme, sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olup,
incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin sanık ... ve ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, sanık ... hakkında tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık ... müdafiinin meşru savunmaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A)Sanıklar... ve ... hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, B)Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; .../...
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/259097
Oluşa ve dosya içeriğine göre, baba-oğul olan sanıklar... ve ...'nin tanık ...'le birlikte yerel seçimlerde sanıkların desteklediği siyasi partinin rakibi konumunda olan başka bir partinin seçim bürosunda bulunan tanık ...'in yanına önceden gerçekleşen otomobil satışıyla ilgili görüşmek için gittiklerinde, aynı seçim bürosunda bulunan maktul ...'in, farklı partileri desteklemelerinden dolayı aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle, sanık ...'ın yanına gelerek,
"Burada ne işin var" dedikten sonra sanığa tokat attığı, bunu gören sanık ...'nin de maktule saldırarak yumrukla vurup,sinkaflı sözlerle sövdüğü,bunun üzerine maktulün belindeki tabancayı çıkarıp sanıklara yönelttiği ancak, orada bulunanlar tarafından araya girilmesiyle engellendiği ve sanıkların, tanık ...'le birlikte geldikleri otomobille olay yerinden uzaklaşıp destekledikleri parti seçim bürosuna geldikleri, ...'ın kardeşi olan sanık ... ve tanık ...'un da orada olduğu,
tanık ...'un "gidelim, konuşalım, arayı bulalım" demesiyle sanıklarla, tanıklar ..., ... ve ...'ün, maktulün bulunduğu yere geldikleri, önden giden araçtan inen tanık ...'un maktulle konuşup, anlaşmazlığı çözmeye çalıştığı sırada arkadaki araçla gelen sanık ...'in, kendi aracından önce inip, maktulün yanına koşarak geldiği ve elindeki sopayla maktulün sırtına vurması sonucu, maktulün belinden çıkardığı tabancayla önce sanık ...'e, sonra da onunla gelen tanık ...'e ateş edip, her ikisini de bacaklarından yaraladığı ve eylemine kendiliğinden son verdiği,
bu sırada yaşananları gören sanık ...'nin amcası sanık ...'in otomobilinin torpido gözünde olduğunu önceden bildiği tabancayı alarak arkasından yaklaşıp, maktule toplam sekiz el ateş etmek suretiyle öldürdüğü olayda;
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/7110, K. 2011/3047, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama